(634 S. K. m. 19) (1086 S. K. m. 283)
Dava: Dava dilekçesinde muarazanın halli ve 80.000.000 TL. tazminatın tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm bir kısım davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Dava dilekçesinde davacının salonundan geçen ortak kalorifer bacasının uygun yapılmadığı, yetersiz kaldığı, bu nedenle bacadan çıkan duman ve gazların konuttaki eşyaya zarar verdiği, bu yüzden tespitle de belirlendiği gibi davacının 80.000.000 TL. zarar gördüğü belirtilerek, uğranılan bu zararın karşılanması davacının evine sızan gaz ve dumanın önlenmesi istenmiştir.
Mahkemece, eski kalorifer bacasının iptal edilerek kazan kapasitesine ve tekniğine uygun olarak binanın dışından, yönetimin uygun göreceği bir yerden kazan dairesinden başlayarak çatı üstü kodunu geçecek şekilde bacanın yeniden inşa edileceğini bildirerek muarazanın giderilmesine ve 79.500.000 TL. tazminatın davalılardan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
Kat Mülkiyeti Yasasının 19. maddesine göre kat malikleri anagayrimenkulün mimari durumunu korumaya mecburdur. Anagayrimenkulün ortak yerlerinde inşaat onarım ve tesisler yapılması tüm kat maliklerinin rızasına bağlıdır. Somut olayda, mevcut bacanın projeye aykırılığının ileri sürülmemiş olmasına, kat maliklerinin projede değişiklik yaparak yeni bir baca inşaasına rıza göstermemiş bulunmamalarına göre projede öngörülmeyen dışarıdan yeni bir baca yapılmasına karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Mahkemece yapılacak iş, gerekirse yeni bir bilirkişi kurulu oluşturarak mevcut bacanın işlevini yerine getirmesi, duman ve gaz sızıntısın önlenmesi için yapılması gerekli hususları belirlemek ve bunların yerine getirilmesine karar vermek olmalıdır.
Bundan ayrı;
İki bağımsız bölümün sahiplerinin değiştiği ileri sürüldüğüne göre bu hususun tahkiki ile yeni maliklerin davaya dahil edilmeleri gerektiğinin düşünülmemesi usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harçlarının istek halinde temyiz eden bir kısım davalılara iadesine, 26.09.2000 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy