(634 S. K. m. 2, 6)
Dava: Dava dilekçesinde tapu iptali ve tescil istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Dava dilekçesinde daha önce davalı tarafından 1987/1413 Esas sayı ile açılan dava, dava konusu eklentinin apartmanın ortak yerlerinden olduğu gerekçesiyle reddedildiği yine Antalya 1.Sulh Hukuk Mahkemesinin 1992/376 Esas sayı ile açılan el atmanın önlenmesi davasının da tapu iptali ve tescil davası açılması gerektiği gerekçesiyle reddine karar verildiği belirtilerek anayapının arka bahçesinde bulunan ve davalıya ait 9 nolu bağımsız bölümün tapuda eklentisi olarak gözüken yerin tapusunun iptali ile ayrı bir bağımsız bölüm olarak arsa payı oranında kat malikleri adına tescili istenmiştir.
Mahkemece Antalya 1. Sulh Hukuk Mahkemesinde açılan 1987/1413 Esas sayılı kararın kesin hüküm derecesinde güçlü bir delil olduğu belirtilerek dava kabul edilmiştir. Temyiz konusu karara dayanak oluşturan bu davanın davalısının açtığı davada 9 nolu bağımsız bölüme ait eklentisinin 2981 Sayılı İmar Affı Yasası uyarınca bağımsız bölüme dönüştürülmesi istendiği ve bu talebin tapu kaydında bu yerin eklenti (depo) olarak kayıtlı bulunması nedeniyle 3290 Sayılı Yasa uyarınca reddine karar verildiği anlaşılmaktadır. Eklentinin bağımsız bölüm olarak tapuya tescili talebinin reddinden ibaret olan bu kararın bu yerin apartmanın ortak yerlerinden olduğu şeklinde yorumlanması olanağı yoktur.
Kat Mülkiyeti Yasası'nın 2. maddesinin a bendine göre eklenti bir bağımsız bölümün dışında olup doğrudan doğruya o bölüme tahsis edilen yerler olarak tanımlanmıştır. Aynı Yasanın 6. maddesine göre bir bağımsız bölümün dışında olup doğrudan doğruya o bölüme tahsis edilmiş olan eklentiler bağımsız bölümün bütünleyici parçası sayılır ve o bölümün maliki eklentilerin de tek başına maliki olur. Eklentiler kat mülkiyeti kütüğünün beyanlar hanesine kaydedilir ve bunlardan anayapının oturduğu zemin dışında kalanlar kadastro planında ayrıca gösterilir.
Gerek projeye gerek bilirkişi raporuna göre dava konusu eklenti bu hükümler uyarınca 9 numaralı bağımsız bölüme tahsis edilmiş ve bölümün bütünleyici parçası niteliğinde olmasına göre davanın reddi gerekirken yerinde görülmeyen gerekçelerle davanın kabulü doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 03.10.2000 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy