(634 S. K. m. 18, 33)
Dava: Dava dilekçesinde fırın faaliyetinin durdurulması istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı İdris vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Dava dilekçesinde davalıların sahibi bulundukları tapuda dükkan olarak kayıtlı bağımsız bölümde pasta imal ettikleri, çıkan gürültü ve kokuların diğer bağımsız bölüm maliklerini rahatsız ettiği belirtilerek imalat faaliyetine son verilmesi istenmiştir.
Yaptırılan bilirkişi incelemeleri üzerine mahkemece, bilirkişi raporunda öngörülen önlemlerin yerine getirilmesi için davalılara ara kararı ile 1 ay süre verilmiş, bu süre sonunda bilirkişi huzuruyla yapılan keşifte önlemlerin yerine getirilmediğinin tespit edilmesi üzerine, işyerinde pasta imalatı yapılmamasına karar verilmiştir.
Tapuda dükkan olarak kayıtlı bulunan dava konusu bağımsız bölümde imalathane olarak faaliyet gösterilmesinde, diğer bağımsız bölüm maliklerini rahatsız etmemek koşulu ile yasal açıdan bir sakınca bulunmamaktadır. İşyerine yeterli teknik şartların mevcut olması nedeniyle belediyece de imalat faaliyet dalında çalışmak üzere ruhsat verildiği anlaşılmaktadır. Kat Mülkiyeti Kanununun 33. maddesi kat malikleri arasında uyuşmazlık halinde hakimin müdahalesi konusunu düzenlemekte ve uyuşmazlık konusunda genel hükümlere ve hakkaniyet kurallarına göre karar verecek hakimin tespit edeceği süre içinde uyuşmazlığın giderilmesi için önlemlerin yerine getirilmesine ilgiliye tefhim ve tebliğ edeceğini öngörmektedir. Böyle bir kararın, tüm deliller toplandıktan sonra kurulacak hükümde yer alması gerekir. Ara kararla alınacak önlemler nihai karar henüz verilip kesinleşmemiş olduğundan gereksiz bir takım ameliyelerin yerine getirilmesine neden olabilir. Öte yandan, son yapılan keşifte bilirkişiler koku ve sese karşı başka önlemler de önermişlerse de bu konuda herhangi bir karar verilmemiştir.
Bu durumda mahkemece yapılacak iş, koku ve gürültünün önlemesi için bilirkişi raporlarında belirtilen ve mahkemece uygun bulunan önlemlerin nihai kararla tespit edilecek sürede alınmasına karar vermek olmalıdır.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm esası isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 10.2.2000 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy