(2762 S. K. m. 1)
Dava: Dava dilekçesinde vakıf yönetim kurulunun 20.10.1998 tarihli kararının iptali istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne dair verilen hükmün temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması davalı vakıf vekili ile müdahil vekili tarafından yasal süresi içinde verilen temyiz dilekçeleri ile istenilmekle taraflara yapılan tebligat üzerine duruşma için tayin olunan günde temyiz edenlerden müdahil vekili Av. Suat Ballar ve davalılar Vekili Av. Hüseyin Yarsuvat, Adnan İsmigüzel, Erdoğan Tuncer ile aleyhine temyiz olunan davacı vek. Av. Serhat Pekiner geldiler. Gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, tetkik hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü.
Karar: Dava dilekçesinde, davalı Türk Kardiyoloji Vakfı beş yönetim kurulu üyesinin, 20.10.1998 günü kendi aralarında toplanıp vakıf senedinin değiştirilmesine ilişkin olarak aldıkları kararların yokluğunun tespiti ile geçersizliğine ve iptaline karar verilmesi istenmiştir.
Türk Kardiyoloji Vakfı ve Yönetim Kurulunu temsilen davalı olarak gösterilen Vakıf Başkanı Cem'i Demiroğlu'nun vekil olarak atadığı Avukat Erdoğan Tuncer vekaletten, Vakıf Yönetim Kurulunun 15.12.1999 günlü, 1999/4 sayılı kararına dayalı olarak Yönetim Kurulu adına Nuran Yazıcıoğlu tarafından azledilmiş, buna karşılık temyiz aşamasında Başkan Cem'i Demiroğlu yönetim kurulu üyesi Nuran Yazıcıoğlu'nun 15.12.1999 gününde vakıf adına vekil olarak atadığı Av. Hüseyin Yarsuvat, Av. Kemalettin Nomer, Av.Turgut Sengir, Av.Adnan İsmigüzel, Av. Taner Serim, Av. Namık Kemal Yalçınkaya, Av. Mehtap Çiftçioğlu, Av.Gül Eroğlu, Av. Nureddin Deniz, Av. İskender Atasağun, Av.Zehra Esen, Av. Firuze Boyner, Av. Dilek Topkaya, Av. Gülbiye Dalgıç, Av.Zeynep Camcı ve Av.Melike Soydaş'ı 29.2.2000 günlü azilname ile vekaletten azlettiğini bildirmiştir. Vakıf Başkanı olarak Cem'i Demiroğlu'nun atadığı avukatın yönetim kurulu üyesi Nuran Yazıcıoğlu tarafından, Vakıf yönetim kurulunun 4.1.1997 günlü, 1997/2 sayılı kararı gereğince vakfı temsilen hareket etmeye ve vakfı taahhüt ve ilzam edecek her türlü yazılı belgeyi tek başına imzaya yetkili kılınan Nuran Yazıcıoğlu'nun atadığı avukatların Cem'i Demiroğlu tarafından azli olguları, birbirini savunmasız bırakmaya amaçlayan, iyiniyetli olmayan ve yetkilerini aşan tasarruflar olarak nitelendirilmiş ve hukuki geçerlilikleri olmaması nedeniyle avukatların temsil yetkilerinin devam ettiğine karar verilmiştir.
Dava, Türk Kardiyoloji Vakfı denetçisi olarak Tayfun Akgüner tarafından açılmıştır. Vakıf senedinin 11. maddesine göre, yönetim kurulu tarafından seçilen denetim kurulunun görevi, vakfın defter ve belgeleri üzerinde incelemeler yaparak, vakıf hesaplarını denetlemekten ibarettir. Senette, vakıf denetçilerine, vakıf yönetim kurulu kararlarına karşı dava açma hakkı tanındığına ilişkin bir hüküm bulunmadığı gibi, dava konusu senet değişikliklerinin denetçilerin konumuyla ya da vakıf hesaplarıyla ilgili bir yönü de yoktur. Bu itibarla, davacının aktif husumet ehliyetinin mevcut olmadığının düşünülmemesi isabetli bulunmamıştır.
Bundan ayrı, Türk Kardiyoloji Vakfı adına vakfı ve yönetim kurulunu temsilen davalı olarak gösterilen vakıf başkanı Cem'i Demiroğlu'nun iptali dava konusu senet değişikliği nedeniyle yetkisinin kısıtlanması, değişiklikten zarar görmüş olması söz-konusudur. Kendisinin böyle bir davada davalı olarak gösterilmesi, iddia-savunma dengesini bozan, dava ve davalı kavramlarıyla bağdaşmayan bir durum yaratmaktadır. Nitekim, yine vakıf senedinin değiştirilen 9(b) ve 10(d) maddelerinin iptali ve uygulanmasının tedbir yoluyla durdurulması amacıyla açılan ve aynı mahkemede görülmekte olan aynı nitelikteki bir davada, Mehmet Cem'i Demiroğlu davacı olarak, Türk Kardiyoloji Vakfı ile senet değişikliklerini gerçekleştiren yönetim kurulu üyeleri davalı olarak gösterilmiştir. Aynı şahsın, aynı amaçla açılan iki davadan birisinde davacı olarak gözükmesi diğerinde davalı yanında yer alması ilginç bir çelişkidir. Aynı mahkemede açılmış ve halen sonuçlandırılmamış bulunan sözkonusu davanın, daha önce (15.1.1999 gününde) açılmış bulunmasına, davacı ve davalılar olarak karşılıklı menfaat dengesinin sağlanmış olmasına göre, uyuşmazlığın bu dava içinde çözümlenmesi gerektiğinin düşünülmemesi de doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile şimdilik diğer yönleri incelenmeksizin hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, Yargıtay duruşmasında vekille temsil edilen davalılar yararına takdir edilen 65.000.000 TL. vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı taraflara verilmesine, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 10.03.2000 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy