(634 S. K. m. 12, 17, 20) (2004 S. K. m. 67)
Dava: Dava dilekçesinde apartman aidat borcunu ödemeyen davalı hakkında yapılan icra takibine karşı ileri sürülen itirazın iptali istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içerisinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki tüm kağıtlar okunarak gereği düşünüldü:
Karar: Davaya konu teşkil eden anagayrimenkul üzerinde kat mülkiyeti kurulu bulunduğu dosyada mevcut tapu kaydından anlaşılmaktadır. Kat mülkiyeti kurulmuş bir yapıda Kat Mülkiyeti Kanununun 12. maddesinde ön görülen yapı kullanma izninin varlığının kabulü esastır.
Öte yandan, sözü edilen Kanunun 13.4.1983 gün ve 2814 s. kanun ile değişik 20. maddesi hükmüne göre kat mülkiyeti kurulu yapılarda tüm kat malikleri ortak yönetim giderlerinden, aralarında başka türlü anlaşma olmadıkça bu maddede ön görülen esaslar çerçevesinde sorumludur. Binanın yapı kullanma izninin olmaması da, faaliyet halinde bulunan ve kat mülkiyeti hükümlerine göre yönetilen binadaki bağımsız bölüm maliklerini bu sorumluluktan kurtarmaz. Dava konusu anagayrimenkul üzerinde kat mülkiyeti değil de kat irtifakının mevcut olması halinde dahi, yapı fiilen tamamlanmış ve bağımsız bölümlerin 2/3'ü fiilen kullanılmakta ise, kat mülkiyetine geçilmemiş olsa dahi, anagayrimenkulün yönetiminde kat mülkiyeti hükümlerinin uygulanması da, aynı Kanunun 17. maddesine, 13.4.1983 gün ve 2814 s. kanun ile eklenen sonuncu fıkra hükmü gereğidir.
Yasanın açıklanan bu hükümleri karşısında mahkemece, tamamlanmış ve kullanılmakta olan davaya konu anayapının yönetimine ait olarak davacının ortak gider borcunun bulunup bulunmadığı ve varsa miktarının, kat malikleri kurulu karar defteri, makbuzlar ve sair kayıtlar yönetimden getirtilip bilirkişiye incelettirilmek sureti ile saptanıp, alınacak bilirkişi raporunun uygunluğu da denetlenerek, hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, binanın oturma izin belgesinin bulunmadığı ve belediyece de verilemeyeceği gerekçesi ile davanın reddedilmiş olması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı biçimde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu sebeplerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istem halinde temyiz edene iadesine, 27.11.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy