(2942 S. K. m. 11)
Dava: Dava dilekçesinde kamulaştırma bedelinin arttırılması ile faiz ve masrafların davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
Taşınmaz arazi niteliğinde olduğuna göre, yasa gereği taşınmazın değerinin olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net geliri dikkate alınarak hesap edilmesi gerekir.
Kamulaştırma Kanunu'nun 11. maddesinin (f) bendine göre arazilerde, taşınmaz mal veya kaynağın kamulaştırma tarihindeki mevkii ve şartlarına göre olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net geliri esas tutularak değerlendirilir. Aynı maddedeki (i) bendine göre de, bedelin tesbitinde etkisi olacak diğer objektif ölçüler de bu değerin tesbitinde dikkate alınır. Doğaldır ki bu objektif ölçülerin neler oldukları taşınmazın niteliği dikkate alınarak ve değerlendirme esasları gözönünde bulundurulmak suretiyle belirlenir. Yargıtay'ın yerleşmiş uygulamalarına göre tarım arazisinde değer, taşınmazın yıllık tarımsal gelirinin kapitalizasyon faizine oranlanması suretiyle bulunmaktadır. Kapitalizasyon faizi ise %3-%15 arasında değişmekte olup, faiz oranı, aynı zamanda arazinin rantı ile satış değeri arasındaki oranını belirlediğinden, uygulanacak faiz oranı belirlenirken arazinin verimine etkili olan (sulu, taban arazisi toprağın terkibi, ekilebilecek ürünler) faktörler yanında, satış değerine etkili olabilecek faktörler de (önemli yerleşim birimlerine yakınlığı, tarımsal amaçlı alt yapı olanakları vs.) dikkate alınır. İşte sözü edilen (i) bendi bu hususlar dışında olup, arazinin değerine (artırım veya düşme) etkili olabilecek objektif ölçülere ilişkindir. Bunlar da, Yargıtay'ın yerleşmiş uygulamalarına göre, tarımsal faaliyet ve gerekleri ile ilgili niteliklerdir. Ürünün pazarlama olanaklarını arttırıp kolaylaştırılan, büyükşehirlere ve ana yollara yakınlık gibi unsurlarla, maliyeti düşüren, üretimi kolaylaştıran nitelikler bu faktörler arasındadır.
Bu nedenlerle kapitalizasyon faizi oranının belirlenmesinde etkili olan faktörlerin (i) bendi kapsamında tekrar değerlendirilmesi caiz olmadığı gibi tarımsal faaliyet ve gerekler dışındaki nedenlerle (sosyal alt yapı, bizatihi belediye veya mücavir alan içinde olma gibi) bu bende göre arttırma yapılması doğru değildir.
Somut olayda, takdir komisyonu raporunda objektif nedene dayalı artırım yapılabilecek nedenler belirtilmediği gibi, sadece hükme esas alınan üçüncü bilirkişi kurulu raporunda taşınmazın yerleşim yerinde olduğu gerekçesiyle yetinilerek, diğer raporlarda ise gerekçesine hiç değinilmeden objektif nedene dayalı artırım yapılmıştır.
Bu durum karşısında mahkemece yapılacak iş; mahallinde yeniden bir keşif yapılarak taşınmazın konumunun ve özelliklerinin tespit edilmesi, yapılacak bu tespit doğrultusunda da bilirkişi kurullarından objektif nedene dayalı artırım yapılıp yapılamayacağı konusunda ek raporlar alınıp hasıl olacak sonuca göre karar vermek olmalıdır.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 04.12.2001 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy