(2942 S. K. m. 15)
Dava: Dava dilekçesinde kamulaştırma bedelinin arttırılması ile faiz ve masrafların davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: 1- Hükme esas alınan üçüncü ve birinci bilirkişi raporlarında dava konusu taşınmaza %4 oranında kapitalizasyon faizi uygulanmak suretiyle değer biçilmiştir.
Yargıtay'ın yerleşmiş uygulamalarına göre, iklim şartları, topografik yapı ve bölgesindeki konumu (büyük yerleşim yerlerine uzaklığı vb.) dava konusu taşınmazın bulunduğu yerle benzer nitelikte olan, ülkemizin değişik yörelerindeki sulu tarım arazilerinin değerlendirilmesinde, (değeri önemli şekilde etkileyen kanıtlanmış, farklı ve özel bir faktör bulunması hali hariç) kapitalizasyon faiz oranı %5 olarak alınmaktadır. Nitekim, aynı bölgeden Dairemize gelen diğer dava dosyalarında uygulanan faiz oranı genelde %5 tir. Hal böyle iken, taşınmazın değerinin belirlenmesinde kapitalizasyon faizi oranının %5 yerine %4 oranı uygulanmak suretiyle fazla bedele hükmedilmesi,
2- Kamulaştırma Kanunu'nun 15. maddesinin (i) bendi ise kapitalizasyon faizinin belirlenmesinde etkili olan yukarıda sayılan hususların dışında arazinin değerine (artırım veya düşme) etkili olabilecek objektif ölçülere ilişkindir. Bunlar da, Yargıtay'ın yerleşmiş uygulamalarına göre, tarımsal faaliyetin gerekleri ile ilgili niteliklerdir. Ürünün pazarlama olanaklarını ve üretimi arttırıp kolaylaştıran, büyükşehirlere ve ana yollara yakınlık gibi unsurlarla, maliyeti düşüren, nitelikler bu faktörler arasındadır.
Bu nedenlerle kapitalizasyon faizi oranının belirlenmesinde etkili olan faktörlerin (i) bendi kapsamında tekrar değerlendirilmesi caiz olmadığı gibi tarımsal faaliyet ve gerekler dışındaki nedenlerle (sosyal alt yapı, bizatihi belediye veya mücavir alan içinde olma gibi) bu bende göre arttırma yapılması doğru değildir.
Somut olayda, takdir komisyonu raporunda objektif unsura dayalı artırım yapılabilecek nedenler belirtilmediği gibi, sadece birinci ve ikinci bilirkişi kurulu raporlarında taşınmazın köy içinde olduğu gerekçesiyle yetinilerek, üçüncü raporda ise gerekçesine hiç değinilmeden objektif nedene dayalı artırım yapılmıştır.
Bu durum karşısında mahkemece yapılacak iş; gerekirse mahallinde yeniden bir keşif yapılarak taşınmazın konumunun ve özelliklerinin tespit edilmesi ve bu tespit doğrultusunda da bilirkişi kurullarından %5 kapitalizasyon faiz oranı üzerinden değerlendirme yapan rapor alınması ve ayrıca objektif nedene dayalı artırım yapılıp yapılamayacağı konusunun da bu raporda değerlendirilmesini sağlamak ve hasıl olacak sonuca göre karar vermek olmalıdır.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 10.12.2001 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy