(634 S. K. m. 18) (4721 S. K. m. 2)
Dava: Dava dilekçesinde men'i müdahale ve tahliye istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm bir kısım davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davacı kat maliki tarafından anagayrimenkulün yöneticisi yanında bir kısım kat malikleri ile bazı bağımsız bölümlerin kullanıcıları aleyhine açılan davada, projeye aykırı olarak çatıda yönetim odası yapıldığı, ortak yerlerin bağımsız bölümlere katıldığı ve bazı ortak yerlerin bağımsız bölüm haline getirilerek kiraya verildiği ileri sürülüp müdahalenin men'i ve tahliye istenilmiştir. Davalılar, çatıdaki yönetim odasının bizzat davacı tarafından kendi yöneticiliği sırasında yapıldığını, davaya konu diğer yerlerin de yine davacının yöneticiliği sırasında kiraya verildiğini savunmuşlar, mahkemece davanın kabulüne, ortak yerlere müdahalenin men'ine, eski hale getirilmesine, aksi takdirde kira sözleşmelerinin feshiyle tahliyeye karar verilmiştir.
Mahkemece;
1- Çatıdaki yönetim odasının davacının yöneticiliği sırasında bizzat davacı tarafından yaptırılmış olduğu savunulduğuna göre, bu iddianın araştırılıp sübutu halinde, davacının kendisinin gerçekleştirdiği projeye aykırı bu değişikliği diğer kat maliklerine ve yeni yönetime karşı dava konusu yapmasının Türk Medeni Kanununun 2. maddesinde ifadesini bulan iyiniyet kurallarına uygun bir davranış olup olmadığının değerlendirilmemiş olması,
2- Bundan ayrı dava konusu edilen ve bilirkişi raporunda projeye aykırı olduğu belirtilen diğer değişikliklerin de davacının yöneticiliği sırasında gerçekleştirilip gerçekleştirilmediğinin, bu yerlerin de davacı tarafından kiraya verilmiş olması olgusu da dikkate alınarak araştırılmamış ve yukarıda ( 1 ) nolu bentte açıklandığı üzere davacının bunlar bakımından da iyi niyetli olup olmadığı hususunun ayrıca incelenmemiş olması,
3- Yukarıda ( 1 ) ve ( 2 ) nolu bentlerde açıklanan hususlarda yapılacak araştırma sonucunda davacının kötüniyetinin bulunmadığının saptanması halinde dahi, mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. Şöyle ki; davalılar yapılan değişikliklerin tadilat projesine dayalı olarak gerçekleştirildiğini savunduklarına ve dosyaya tadilat projesi ibraz etmiş olduklarına göre, bu tadilat projesinin ilgili belediye tarafından onaylanmış olup olmadığının, onaylanmış ise onay tarihindeki tüm kat maliklerinin muvafakatını içerip içermediğinin ve bu suretle Kat Mülkiyeti Kanununun uygulanması açısından geçerli bir proje olup olmadığının, bu proje geçerliyse ana yapıda yapılan değişikliklerin bu projeye uygun olup olmadığının bilirkişi incelemesi yaptırılarak saptanması ve buna aykırı olan hususlarda eski hale getirme kararı verilebileceğinin düşünülmemiş olması,
Kabule göre de,
4- HUMK.nun 388 ve 389. maddeleri hükümlerine göre, verilen karar ile istek sonuçlarından herbiri hakkında iki tarafa yüklenen ve tanınan görev ve hakların birer birer şüphe ve duraksamaya neden olmayacak biçimde sarih ve açık olarak yazılması gerekirken bu kurala uyulmadan kararda, infazda güçlük ve tereddüt uyandıracak bir şekilde, davalıların ortak yere müdahalelerinin önlenmesine, ortak yerlerin eski hale getirilmesine denilmekle yetinilmiş olması ve ayrıca bu davanın taraflar arasındaki uyuşmazlık kapsamında olmadığı, başka bir deyişle kira sözleşmesinin taraflar arasında ve bu sözleşmeden kaynaklanan bir uyuşmazlık bu davanın konusu olmadığı halde kira sözleşmesinin feshine ve tahliyeye de karar verilmiş olması,
Doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harçlarının istek halinde temyiz eden davalılara iadesine, 27.2.2001 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy