(2942 S. K. m. 10)
Dava: Dava dilekçesinde kamulaştırma bedelinin arttırılması ile faiz ve masrafların davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
1- Mahkemece üç kez bilirkişi incelemesi yaptırılmış olup birinci bilirkişi kurulu raporunda somut emsal alınan taşınmazın alıcısı satıcısı ve niteliği dosyadaki tapu kaydında açık bir şekilde gösterilmediği gibi rapordaki açıklamalardan da emsalin dava konusu taşınmaza emsal olabilir nitelikte olup olmadığı anlaşılmamış ve ayrıca, emsalin ve dava konusu taşınmazın, her birisinin değerlerine etki yapan bütün nitelik ve özellikleri ayrı ayrı incelenerek aradaki farklılıklar ile üstün ve eksik yönlerinin belirtildiği, bu nitelik ve farklılıkların taşınmazın değerine olan etkilerinin ne olduğunun gösterildiği yeterli bir karşılaştırma yapılmamıştır. İkinci bilirkişi raporunda da emsal karşılaştırması hiç yapılmadan genel deyimlerle dava konusu taşınmaza değer biçilmiştir. Bu nedenlerle ilk iki rapor hüküm kurmaya yeterli ve elverişli değildir. Üçüncü bilirkişi raporu, emsalin değerinin, satış tarihinden değerlendirme tarihine taşınmasında yapılan hatalı endeksleme dışında usulüne uygun olarak düzenlenmiş ise de, bu raporda dava konusu taşınmaz için belirlenen değer ile kıymet takdir komisyonu raporundaki değer arasında bir mislini aşan önemli oransızlık mevcut olduğuna göre, ilk iki rapordaki eksikliklerin giderilmesinden sonra bu üç rapordan ortalama değeri ifade eden rapora göre ve varsa usulen kazanılmış haklar da gözetilerek hüküm kurulması gerekirken, bu hususa uyulmadan üçüncü bilirkişi raporu esas alınarak karar verilmesi doğru değildir.
2- Dosyadaki tapu kaydında herhangi bir kayıt olmamakla birlikte birinci bilirkişi raporunda dava konusu taşınmaz üzerinden enerji nakil hattı geçtiği belirtilmiş olduğundan, bu husus Tapu Sicil Müdürlüğünden sorularak dava konusu taşınmaz üzerinde daha önce tesis edilmiş irtifak hakkı mevcut ise bunun taşınmazda oluşturması kaçınılmaz değer kaybının belirlenerek kamulaştırma bedelinden düşülmesi gerektiğinin düşünülmemiş olması da yerinde görülmemiştir.
Mahkemece yapılacak iş, birinci ve ikinci bilirkişi kurulundan, üçüncü bilirkişi kurulunca emsal alınan taşınmaza ya da seçilecek uygun emsale göre ve yukarda açıklanan bozma gereklerine uygun değerlendirme yapan ek rapor alınmalı ve ayrıca ikinci bentteki husus araştırılarak gerekirse bu hususta da her üç bilirkişi kurulundan ek raporlar alınıp hasıl olacak sonuca göre karar vermek olmalıdır.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 08.11.2001 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy