(1086 S. K. m. 73) (7201 S. K. m. 21) (Tebligat Tüzüğü m. 28, 30)
Dava: Dava dilekçesinde Seher Apartmanı yönetimine ilişkin karar defteri, işletme defteri v.b. belgelerin teslimi istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içerisinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki tüm kağıtlar okunarak gereği düşünüldü:
Karar: Tebligat Yasası'nın 21 ve bunun uygulama esaslarını düzenleyen Tebligat Tüzüğü'nün 28. maddesi hükümlerine göre; muhatap veya muhatap adına tebliğ yapılabilecek olanlardan hiç birisinin gösterilen adreste bulunmaması halinde tebliğ memurunun adreste bulunmama sebebini, bilmesi muhtemel komşu ve sair ilgililerden tahkik ederek beyanlarını tebliğ tutanağına yazıp altını imzalatması, imzadan çekinmeleri halinde bu durumu yazarak imzalaması gerekir. Bu araştırma sonucuna göre muhatap veya onun yerine tebligat yapılacak kimseler o adreste bulundukları durumda tebliğin yapılacağı sırada orada bulunmadıklarının saptanması durumunda memurun, aynı Tüzüğün 30. maddesi uyarınca tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti veya meclis azasından birine ya da Zabıta amir veya memuruna imza karşılığında teslim edip, 2 numaralı örneğe uygun olarak düzenlenen ihbarnameyi gösterilen adresteki kapıya yapıştırmakla birlikte durumun muhatapa duyurulması için mümkünse en yakın komşularından birine varsa yönetici veya kapıcıya bildirmesi gerekir. Yargıtay uygulamalarında durumun bildirildiği komşunun isminin tutanağa yazılması ve imzasının alınması ayrıca aranmaktadır.
Somut olayda, muhatabın adreste bulunmama sebebi dahi araştırılmadan tebliğin imkansızlığı sonucuna varılıp dava dilekçesi tebliğ tutanağına evrakın köy muhtarına tevdi edildiğinin ve muhatabın kapısına 2 numaralı örneğe uygun ihbarın yapıştırıldığının ve komşusu Mustafa Baş'a haber verildiğinin belirtilmesi ile yetinilmiştir. Kanun ve Tüzüğün yukarda açıklanan emredici kurallarına uyulmamış olması sebebiyle tebligat geçersizdir. Bu halde dava dilekçesi davalı tarafa usulüne uygun olarak tebliğ edilerek dava hakkında diyecekleri sorulduktan sonra hasıl olacak sonuca göre hüküm kurulması gerekirken taraf teşkili yapılmadan eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı biçimde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu sebeplerle yerinde olduğundan kabulü ile şimdilik sair yönleri incelenmeksizin hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istem halinde temyiz edene iadesine, 05.12.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy