(2004 S. K. m. 67)
Dava: Dava dilekçesinde ortak aidat giderini ödemeyen davalı hakkında yapılan icra takibine karşı ileri sürülen itirazın iptali istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Dava dilekçesinde, davalının kullanımında bulunan bağımsız bölümün kapalı alanı dışında kullanılan ortak yer için kat malikleri kurulunun 15.1.2001 tarihli kararında öngörülen ve bağımsız bölüme isabet eden aidatın %50'si oranındaki kullanma bedeli olan 81.200.000 TL. asıl alacak ve bunun 8.809.644 TL. işlemiş faizi olmak üzere toplam 90.009.644 TL'yi ödememesi üzerine bu miktar üzerinden hakkında yapılan icra takibine davalının vaki itirazının iptali ile icra inkar tazminatına karar verilmesi istenilmiştir.
Bilirkişi raporunda ne şekilde hesaplandığı gösterilmeden davalının söz konusu kat malikleri kurulu kararının gereği olarak 2001 yılı Şubat ayına ait 81.200.000 TL. aidat borcunun mevcut bulunduğu belirtilmiştir.
Dosyada mevcut işletme projesinde, bağımsız bölümlerden her birisinin 2001 yılında bağımsız bölümün beher m2'si için 2.900.000 TL. aidat ödemesi gerektiği belirtilmiş ise de, davalının icarında olan bağımsız bölümün alanı konusunda dosyada herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığından gerek talebin ve gerekse bilirkişi raporunda ulaşılan talebe uygun miktarın doğruluğu saptanamamıştır.
Mahkemece davaya konu bağımsız bölümün alanının Tapu Sicil Müdürlüğünden veya yönetimdeki projesine göre sorulup tespit edilmesinden sonra bu alan ile birim m2 için öngörülen 2.900.000 TL'nin çarpılması sonucu bulunacak kapalı alanın aidatının %50'si olan davalı borcunun hesaplanıp ulaşılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken bilirkişi raporu denetlenmeden raporda gösterilen miktar üzerinden davanın kabulüne karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 17.01.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy