(2942 S. K. m. 11, 15)
Dava dilekçesinde kamulaştırma bedelinin arttırılması ile faiz ve masrafların davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Mahkemece iki kez bilirkişi incelemesi yaptırılmış olup her iki bilirkişi kurulu da 12 nolu parseli somut emsal almışlardır. Somut emsal alınan bu taşınmaz, tamamı 33,52 m2 yüzölçümünde dükkan nitelikli bir taşınmazdır. Bulunduğu yer, yüzölçümü ve niteliği dikkate alındığında satışın, zeminden çok ticari kazanç getiren dükkana yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Her ne kadar bilirkişi raporlarında zemin üzerindeki yapının değeri hesaplanıp satış bedelinden düşülmüş ise de, bu şekilde yapılan hesaplamada dükkanın ticari değeri yer almamış olup, gerçekte bu değerin objektif ve sağlıklı bir biçimde tespitinin mümkün olmayacağı da açıktır.
Somut emsal alınan taşınmaz sit alanında yer alıp her türlü inşaat faaliyeti önemli kısıtlamalara tabidir. Yüzölçümü itibariyle tek başına üzerinde inşaat yapılmasına elverişli büyüklükte değildir. Arsa niteliğindeki taşınmazların üzerlerinde yapı yapılabilme olanakları ölçüsünde değer kazandıkları da dikkate alındığında küçük yüzölçümlü ve inşaat kısıtlamalarına tabi bölgede yer alan emsal taşınmazın sırf arsa olarak alım-satım kabiliyetinin bulunmadığı ve buna bağlı olarak arsa değerinin çok fazla olamayacağı tabiidir.
Bilirkişi kurullarının raporlarında emsal taşınmazın satış bedelinden yapının değerinin düşülmesiyle kalan miktar önemli ölçüde ticari değere ait iken çok cüzi bir kısmı arsaya ait olmalıdır. Ancak yukarıda da açıklandığı üzere bu değerlerin objektif ve sağlıklı biçimde tespiti olanak dışı olduğundan böyle bir satış işleminin emsal seçilmesinde isabet olduğu söylenemez. Emsalin özel amaçlı olmayan, özel nitelikleri bulunmayan taşınmaz satışlarından seçilmesi gerekir.
Bu hususlar dikkate alınmadan değerlendirme yapılan bilirkişi kurulu raporlarına dayanılarak hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiştir.
Mahkemece, bilirkişi kurullarından tarafların göstereceği veya resen araştırılıp bulunacak uygun emsal satışlarını esas alarak değerlendirme yapan ek raporlar alınıp, uygunluğu da denetlendikten sonra hasıl olacak sonuca göre hüküm kurulmalıdır.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 28.1.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy