(634 S. K. m. 17, 20)
Dava: Dava dilekçesinde 1.099.900.000 TL. alacağın %40 gecikme tazminatı ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü kısmen reddi cihetine gidilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Dava dilekçesinde, E.. Sitesi D Blok 13 nolu bağımsız bölüm maliki bulunan davalının, 1996 yılı Kasım ayından başlayıp 1998 yılı Eylül ayının dahil olduğu döneme ait ortak gider aidatını ödememesi nedeniyle hakkında yapılan icra takibine vaki itirazının iptaliyle takibin devamına karar verilmesi istenilmiştir. Davalı savunmasında, sözkonusu dönemde kat irtifaklı bulunan anayapının yapı kullanma izninin bulunmadığını, yapı kullanma izin belgesi alınmadan binanın kullanılamayacağını ve bu nedenle kullanmadığı bağımsız bölümü için ortak giderlerden sorumlu tutulamayacağını bildirmiştir.
Dosya içerisinde mevcut tapu kayıtlarına göre davaya konu anagayrimenkul üzerinde 22.7.1988 tarihinde kat irtifakının kurulduğu 23.2.1998 tarihinde de kooperatif üzerine olan kat irtifakının tapuda kişilere intikal ettirildiği anlaşılmış ise de, anayapının fiilen hangi tarihte tamamlandığı, kura çekilerek bağımsız bölümlerin hangi tarihte ferdileştirilip kullanılmaya başlandığı konusunda herhangi bir araştırma yapılmamıştır.
Kat Mülkiyeti Kanununun 17.maddesinin son fıkrası hükmüne göre, kat irtifakı kurulmuş gayrimenkullerin yönetiminde, kat mülkiyetine geçilmemiş olsa bile yapı fiilen tamamlanmış ve bağımsız bölümlerin 2/3'ü kullanılmaya başlanılmış ise, Kat Mülkiyeti Kanununu hükümlerinin uygulanması mümkün ve gereklidir. Anayapıda yapı kullanma izninin henüz alınmamış olması, yukarıda açıklanan fiili koşulların gerçekleşmiş olması kaydıyla yönetimde Kat Mülkiyeti Kanunu hükümlerinin uygulanmasına engel teşkil etmez.
Öte yandan Kat Mülkiyeti Kanununun 20.maddesi 1.fıkrası ( c ) bendi uyarınca Kat Mülkiyeti Kanununa göre yönetilmesi gereken anagayrimenkulde kat malikleri ortak yer ve tesisler üzerindeki kullanma hakkından vazgeçmek veya kendi bağımsız bölümünü kullanmamak suretiyle ortak gider ve avans payını ödemekten kaçınamaz.
Bu durumda mahkemece, davaya konu olan Kasım 1996 tarihiyle Eylül 1998 tarihi arasındaki dönemde yapının fiilen tamamlanmış ve en az 2/3'ünün kullanılmaya başlanmış olup olmadığının davacının göstereceği delillere göre araştırılıp tespit edilmesinden sonra bu hususun sübut bulması halinde davalının sorumlu olduğu borç miktarının Kat Mülkiyeti Kanununun 20.maddesi hükmü gereğince belirlenip sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken fiili durum araştırılmadan uyuşmazlığın genel hükümler çerçevesinde ve sebepsiz zenginleşme kuralları esas alınarak ve bu kabule göre davaya konu olan miktar itibariyle mahkemenin görevli olmadığı da gözetilmeden yazılı olduğu biçimde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 28.1.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy