(2942 S. K. m. 11, 15)
Dava: Dava dilekçesinde kamulaştırma bedelinin arttırılması ile faiz ve masrafların davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Mahkemece bilirkişi incelemeleri yaptırılmışsa da alınan raporlar hüküm kurmaya yeterli görülmemiştir.
Şöyle ki;
1- Net gelirin belirlenmesinde münavebeye alınan ürünlerin dekar başına verimi, üretim gideri ve ürünlerin satış fiyatlarına ilişkin verilerin Tarım Müdürlüğü ve Hal Müdürlüğünden getirtilecek listelere uygun olması gerektiği halde, gerek hükme esas alınan üçüncü bilirkişi kurulu ve gerekse dördüncü bilirkişi kurulu raporlarında portakal veriminin İl Tarım Müdürlüğü verilerinden yüksek alınması,
2- Dava konusu taşınmazın yola yakınlığı, ulaşımı kolaylaştırıp pazarlama sorununu ortadan kaldırması gibi nitelikleri itibariyle Kamulaştırma Yasasının 11. maddesinin (i) bendi uyarınca bilimsel metotla belirlenen değerin belli bir oranda artırılmasında isabetsizlik yoktur. Yola yakınlık ve pazarlama olanakları objektif unsur kabul edilerek taşınmazın bilimsel metotla bulunan değeri, ikinci ve üçüncü bilirkişi kurulu raporlarında %50 ve dördüncü bilirkişi kurulu raporunda %40 oranında artırılmış ise de, aynı yörede bulunan taşınmazlar için en çok %20 oranında artırma yapılmış, bu oran Dairece yeterli görülmüş olduğundan ve dava konusu taşınmazdaki niteliklerin sözü edilen taşınmazlarla ilgili bilirkişi raporlarında gösterilenlerden daha farklı ve üstün olmadığı da gözetilerek %20 oranında objektif unsur artırım oranı ile yetinilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
3- İrtifak hakkı tesis edilen tarım arazisi niteliğindeki taşınmazın toplam alanı ile enerji nakil hattının geçeceği kısmın konumu ve yüzölçümü dikkate alındığında, taşınmazda oluşacak değer kaybının en çok %7 olacağı dikkate alınmadan, bu oranın yüksek tutulması suretiyle fazla değere hükmedilmesi,
4- Dava konusu taşınmaz üzerinde 135 parsel lehine geçit hakkı tesis edildiği tapu kaydından anlaşıldığı halde, bunun taşınmazın değerinde oluşturması kaçınılmaz olan değer düşüklüğünün bilirkişi kurullarınca belirlenmemiş olması,
5- Kabule göre de;
a- Üçüncü bilirkişi kurulu raporunda işlem hatası yapılarak kıymet takdir komisyonunca belirlenen bedelin toplam bedelden indirilmesi yerine ilavesi suretiyle yanlış sonuca ulaşılması,
b- 136 parsel sayılı taşınmaz için dava açılıp belirtilen parselle ilgili olarak bilirkişi incelemeleri yapıldığı halde gerekçeli kararda 135 parselle ilgili hüküm tesisi,
c- 2942 Sayılı Yasanın 15. maddesinin 11. maddesi gereğince uzlaştırıcı nitelikteki dördüncü bilirkişi kurulu raporuna göre hüküm kurulması gerekirken, yüksek değerli üçüncü bilirkişi kurulu raporuna göre karar verilmesi,
Doğru görülmemiştir.
Mahkemece, eksikler giderildikten sonra bilirkişi kurullarından bozma gereklerine uygun ek raporlar alınmalı raporların bozmaya uygunluğu denetlenmeli ve hasıl olacak sonuç doğrultusunda karar verilmelidir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 12.02.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy