(634 S. K. m. 18, 19)
Dava: Dava dilekçesinde ortak yere müdahalenin men'i istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Tapu kaydına göre, davacı ve davalılar çıplak mülkiyet hakkı sahibi oldukları bütün bağımsız bölümler üzerinde anneleri Emine A'ın intifa hakkı mevcut ise de, dosyadaki bilgilerden tarafların çıplak mülkiyeti kendilerine ait olan bağımsız bölümlerde oturup daimi suretle faydalandıkları anlaşılmaktadır.
Mahkemece çağrılıp dinlenen ve tarafların annesi olan Emine A. dava konusu değişikliklerin bir bölümünün davalı oğulları tarafından yapıldığını ancak kullanılmadığını belirtmiş olması da davalıların ortak yere müdahalelerinin varlığını göstermektedir.
Kat Mülkiyeti Kanunu hükümlerine göre bağımsız bölümlerin malikleri yanında bu bağımsız bölümlerde kiracı, oturma hakkı sahibi vesair sıfatlarla daimi suretle oturup faydalananlar da mülkiyet ve intifa hakkı sahipleri gibi bu kanunla yüklenen borç ve mükellefiyetlerin yerine getirilmesinden sorumludur. Bu bağlamda diğer kat maliklerinin muvakafakatını almadan ortak yerlerde onarım, tesis ve değişiklik yapamazlar. Öte yandan çıplak mülkiyet hakkı sahiplerinin de, taşınmazı kullanmasalar bile diğer maliklerin veya sair surette bağımsız bölümlerden birinde oturanların Kat Mülkiyeti Kanununa aykırı şekilde vaki müdahalesinin önlenmesini isteme hakkına sahip olup, bu hak mülkiyet hakkının kaçınılmaz bir sonucudur.
Hal böyle iken mahkemece, intifa hakkı sahibi bulunan Emine A'ın da, dava ekonomisi gözetilerek dava dilekçesi kendisine tebliğ edilip, davaya katılımı sağlandıktan sonra tarafların iddia ve savunmaları için ortaya koydukları tüm deliller toplanıp yapılan keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporu da dikkate alınarak hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken çıplak mülkiyet hakkı sahibi olan davacının aktif husumet ehliyeti bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 4.02.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy