(634 S. K. m. 20, 22) (2004 S. K. m. 67)
Dava: Dava dilekçesinde apartman aidat borcunu ödemeyen davalı hakkında yapılan icra takibine karşı ileri sürülen itirazın iptali istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Dava, ortak aidat borcunun ve gecikme tazminatının ödenmemesi nedeniyle yapılan icra takibine vaki itirazın iptaline ve takibin devamı ile icra inkar tazminatına hükmedilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece anagayrımenkulün tapu kaydı getirtilip kat mülkiyeti veya kat irtifakı kurulu bulunup bulunmadığı ve dolayısı ile Kat Mülkiyeti Kanunu hükümlerine göre aylık %10 gecikme tazminatı isteminin uygun olup olmadığı araştırılmadan davanın kabulüne karar verilmiştir.
Anagayrımenkulün yönetimi ile ilgili uyuşmazlıklarda kat mülkiyeti Kanunu hükümlerinin uygulanabilmesi için kat mülkiyeti kurulmuş bulunması yada kat irtifaklı olmakla birlikte anayapının tamamlanmış ve en az 2/3 'ünün kullanılıp faaliyete geçmiş olma koşulu gerçekleşmiş bulunması gerekir.
Kat Mülkiyeti hükmülerine göre yönetilen gayrimekullerde de ortak gider borcunun zamanında ödenmemesinden dolayı anılan Yasanın 20. maddesi hükmü uyarına gecikme tazminatına (aylık %10) bu aidatların ödenmesi gereken tarihlerden itibaren hükmedilebilmesi için yönetimce hazırlanan işletme projesinin yada bu husustaki kat malikleri kurulu kararının kat malikine, sair sorumlusuna tebliğ edilmiş olması yada kat malikinin bu kararın alındığı toplantıya katılmış olması gerekir. Yargıtay uygulamalarında, işletme projesi yada kat malikleri kurulu kararı kendisine tebliğ edilmediği gibi aidatın belirlendiği toplantıya katılmamış olanların ortak gider veya avans borcunu ödemediğinden dolayı hakkında icra takibi yapılmış ise,gecikme tazminatına ödeme emrinin kendisine tebliğ edilip bu borca muttali olduğu tarihten itibaren hükmedilmesi gerekir.
Mahkemece davaya konu anagayrımenkulün üzerinde kat mülkiyeti veya kat irtifakı kurulu olup olmadığının, kurulmuş ise bütün kat maliklerinin ve arsa paylarını gösteren tapu kaydının ilgili Tapu Sicil Müdürlüğünden istenip gelen bilgi ve kayda göre yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde Kat Mülkiyeti Kanununu hükümlerinin uygulanması gerekip gerekmediğinin, gerekiyorsa davalının sorumlu olacağı gecikme tazminatının belirlenmesi ve gerektiğinde bu hususta bilirkişiden ek raporda alınarak hasıl olacak sonuç doğrultusunda karar verilmesi gerekirken davanın aynen kabulü doğrultusunda hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 12.2.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy