(2942 S. K. m. 23, 30)
Dava: Davacı Hazine dilekçesinde, mülkiyeti kendisine ait iken konut alanı olarak kullanılmak koşuluyla davalı Darboğaz Belediyesine Kamulaştırma Kanununun 30.maddesi gereğince bedeli alınarak protokolle devredilen taşınmazın, belediye tarafından üçüncü kişilere ihale ile satılması üzerine dava konusu taşınmazın amacı dışında üçüncü kişilere devredildiği ve kullanıldığı gerekçesiyle bedeli ödenerek tapusunun iptali ile yeniden hazine adına tescili istenmiştir.
Mahkemece yapılan keşif sonucu alınan bilirkişi raporuna dayanılarak dava konusu taşınmazın amacı dışında kullanıldığı ve taş ocağı işletmeciliği yapıldığı yolunda bir iz ve emareye rastlanmadığından bahisle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar: Hükme esas alınan bilirkişi raporunda dava konusu taşınmazın yakınlarında taş ocağı işletmesi yapıldığı ancak dava konusu yerde böyle bir çalışma olmadığı belirtilmiş ise de bu taşınmazda devir amacına uygun herhangi bir faaliyetin söz konusu olup olmadığı, halihazırda hangi amaçla kullanıldığı açıklanmamış, gerek davalı belediye başkanlığının cevap dilekçesinde davayı kabul beyanları ve kullanım amacı dışında üçüncü kişilere devredildiğine ilişkin açıklamaları, gerekse 10.4.2000 tarihli tutanakta bu taşınmazda alçıtaşı işletmeciliği yapıldığı yolundaki tespit, dikkate alındığında bilirkişi raporu hüküm kurmaya yeterli görülmemiştir.
Mahkemece gerekirse yeniden bilirkişi kurulu oluşturularak dava konusu taşınmazın belediye başkanlığına devrinden itibaren hangi amaçla kullanıldığı, kamulaştırma amacına uygun bir faaliyetin bulunup bulunmadığı hususlarında rapor alınmak, belediye tarafından üçüncü kişilere devirle ilgili encümen kararları, ihale evrakı ve sair belgeler getirtilerek devrin kamulaştırma amacına uygun olup olmadığı belirlenmek ve Hazine ile Darboğaz Belediye Başkanlığı arasında yapılan protokolün 4.maddesinde de belirtilen devir amacı dışında kullanıldığı veya devir amacına aykırı olarak üçüncü kişilere satıldığı tespit edilen taşınmazlar hakkında hazinenin geri alım davası açma hakkının saklı olacağına ilişkin hüküm çerçevesinde gerekli inceleme yapılarak hasıl olacak sonuca göre hüküm kurulması gerekirken eksik inceleme ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 13.02.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy