(2942 S. K. m. 11)
Dava dilekçesinde kamulaştırma bedelinin arttırılması ile faiz ve masrafların davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
1-Dairece daha önce incelenen İzmir Asliye 12.Hukuk Mahkemesinin 2000/361 esas-2000/847 karar (Dairenin 2001/982 esas) sayılı dosyasında, davaya konu taşınmazla aynı bölgede yer alan 460 ada 4 parsel nolu taşınmaza kıymet takdir komisyonunca 1993 yılında 600.000 TL/m2 ve bilirkişi kurullarınca değerlendirmenin yapıldığı 2000 yılında 43.500.000 TL/m2 değer biçilmiş iken; incelenmekte olan bu davaya konu taşınmaz için kıymet takdir komisyonunca 1996 yılında 450.000 TL/m2 ve bilirkişi kurullarınca da değerlendirme tarihi (2001 yılı) itibariyle 183.000.000 TL/m2 ve 169.000.000 TL/m2 değer takdir edilmek suretiyle yüksek değerlere ulaşılmıştır. Gerek takdir komisyonlarınca, gerekse bilirkişi kurullarınca belirlenen değerler ve değerlendirmeye esas alınan tarihler gözönünde tutulduğunda dava konusu taşınmaza biçilen bedelde isabet olmadığı anlaşılmaktadır.
Ayrıca, hükme esas alınan bilirkişi raporlarında, dava konusu taşınmazın belediyece gecekondu önleme bölgesi olarak sosyal konutlar yapılmak üzere parsellenen, bu haliyle çevresinde yapılaşma yoğunluğu fazla olmayan ve belediye hizmetlerinden de kısmen yararlanan bir yerde olduğu, buna karşılık somut emsal alınan 6128 ada 9 parsel sayılı taşınmazın Üçkuyular'ın merkezinde, Mithatpaşa Caddesine yakın ve imarca sekiz kat inşaata izinli bulunduğu saptandığına göre; dava konusu taşınmazın, emsalin en fazla %25'i değerinde olabileceği dikkate alınmadan, %48'i ve %45'i oranında bir değer taşıdığının kabulü ile fazla bedele hükmedilmiş olması da doğru görülmemiştir.
2-Kamulaştırma Yasasının 11.maddesinin (d) bendi, kıymet takdirine esas tutulacak unsurlar arasında vergi beyanını da saymıştır. Özellikle mutadın üzerinde yüksek meblağlara ulaşan değerlendirmelerin anılan yasa maddesinde öngörülen unsurlarla doğrulanması gerekir. Bu bağlamda emlak vergisine esas olmak üzere Belediyece belirlenen m2 fiyatları kamulaştırma bedelinin saptanması için kuşkusuz yeterli değildir. Ancak bu unsur da dava konusu taşınmazın emsalle karşılaştırılıp kıyaslanması ve bedelinin belirlenmesi açısından önem taşır.
Bu nedenle dava konusu taşınmaz ile emsal alınan taşınmazın bulundukları sokak veya cadde için emlak vergisine esas olmak üzere belediyece belirlenen asgari m2 fiyatları ile ilgili belgeler Belediyelerden getirtilmiş olup, dava konusu taşınmazın 1998 yılı asgari arsa m2 değeri 21.000.000 TL/m2; emsal 9 parselin 90.000.000 TL/m2; emsal 12 parselin ise 12.000.000 TL/m2 olduğu görülmüştür.
Emsallerin ve dava konusu taşınmazın emlak vergisine esas değerlerinin birbirine oranı ile bilirkişi raporlarında emsal karşılaştırması sonucu değerlendirmeye esas alınan oran birbirinden fahiş ölçüde farklı olup, bu farklılık ve çelişki de bilirkişi kurullarından ek raporlar alınarak mutlaka giderilmelidir.
Mahkemece bilirkişi kurullarından (2) numaralı bozma doğrultusunda karşılaştırmanın yapıldığı ve (1) numaralı bozma gereğinin yerine getirildiği ek raporlar alınıp raporların bozmaya uygunluğu da denetlenmek suretiyle hasıl olacak sonuca göre karar verilmelidir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 11.2.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy