(2981 S. K. m. 2, 7) (634 S. K. m. 19, 33)
Dava: Dava dilekçesinde eski hale getirme istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili, dava dilekçesinde, tarafların, dava konusu İstanbul Kadıköy İlçesi 2. Bölge Zühtüpaşa Mahallesinde kain pafta 90, Ada 1042 ve parsel 75 sayılı taşınmazda inşa edilmiş olan Yolaç İşmerkezinde bağımsız bölüm maliki olduklarını, anılan işmerkezinin bodrum katında iki otopark ve bir de sığınak bulunduğunu, (1) nolu otoparkın amacına uygun olarak kullanılmasına ve yönetim tarafından kiraya verilmesine karşın, davalının, dava konusu edilen (2) nolu otoparkta mimari projeye aykırı tadilat yaparak otoparkın duvarlarını fayansla kapladığını ve aynı otoparka kapısı olan sığınağın kapısını kilitlemek suretiyle gerek otopark ve gerek sığınağın diğer bağımsız bölüm maliklerince kullanılmasını engellediğini ileri sürerek, davalının otopark ve sığınağa müdahalesinin önlenmesine ve mimari projeye aykırı olarak otoparkta yapılan tadilatın kaldırılarak eski hale getirilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, cevap dilekçesinde, davalının Yolaç İşmerkezi olarak bilinen taşınmazda 2. bodrum katta 2 ve 3 nolu bağımsız bölümlere tahsisli arsa payını 15.2.2000 tarihinde önceki maliki Sevim Y'tan onaylı rölöve proje ve ruhsatını görüp buna göre satın aldığını, binanın başlangıçta ilk onaylı projesine aykırı olarak inşa edilip 1983 yılından önce tamamlandığını bu aykırılık nedeniyle o tarihlerde yapı kullanma izni alınamadığını, ancak, satın alma tarihi itibariyle taşınmazın fiili durumuna uygun olarak imar affından istifade ile K.. Belediye Başkanlığınca onaylı röleve projesi ve bu doğrultuda düzenlenmiş iskan ruhsatı bulunduğunu, müvekkiline ait dava konusu yerin 2981 sayılı Yasa uyarınca kabul edilen proje, tadilat ruhsatı ve kullanma iznine dayanılarak bağımsız bölümlere bağlanmış yerler olduğunu, imar mevzuatının izin vermesi halinde ortak yerlerin kısmen bir bağımsız bölüme eklenmesinin mümkün olduğu gibi, bağımsız bölüm niteliğini kazanmasının da olanaklı olduğunu ve bunun temini için kat maliklerinin oybirliği ile ittifakının da gerekmediğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden anlaşıldığına göre; kat irtifakına dayanak teşkil eden ve İ.. Belediyesi İmar Müdürlüğü tarafından 1978 yılında onaylanan projeye rağmen bina bütünüyle, projeye aykırı olarak yeni bölümler oluşturulmak ve bağımsız bölümler daha büyük inşa edilmek suretiyle kaçak yapı niteliğini almış ve bu nedenle de iskan ruhsatı verilmediğinden, kat malikleri kurulunun 19.1.1985 tarihli kararı doğrultusunda anayapının fiili durumuna uygun imar affı röleve projesi yaptırılmış ve bu proje Kadıköy Belediyesi İmar Müdürlüğü tarafından 16.10.1986 tarih ve 1986/25737 sayı ile onaylanarak aynı tarih ve 162/33 sayı ile yapı ruhsatı ve kullanma izni birlikte verilmiştir.
1978 onay tarihli projede 2 ve 3 nolu bağımsız bölümler 41.50 m2 olarak gösterilmesine karşılık, 10.6.1986 tarihinde onaylanan imar affı röleve projesine göre bu bağımsız bölümlerin toplam alanı depolarıyla birlikte 327.69 m2 olup, bu katta binaya ait otoparkta bulunmamaktadır.
Bilirkişi raporundan, davalı tarafından kullanılan 2 ve 3 nolu bağımsız bölümlerle depoların imar affı röleve projesinde belirtilen boyutlara uygun olduğu, diğer bir anlatımla, imar affı röleve projesine göre davalının ortak yerlere müdahalesi bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Uygulamada İmar Affı Yasası olarak adlandırılan 2981 Sayılı Yasanın 2. maddesinde; anılan yasanın, Belediye ve mücavir alan sınırları içinde yer alan ve imar mevzuatına aykırı olarak inşa edilen taşınmazlar hakkında uygulanacağı, aynı Yasanın 7/2. maddesinde de, kat maliklerinden herhangi birisinin başvurusunun yasadan yararlanmak için yeterli olacağı hükme bağlanmıştır.
Somut olayda; K.. Belediyesi sınırları içinde bulunan ve bütünü itibariyle imar mevzuatına açıkça aykırı olan bu taşınmazın 2981 sayılı yasa hükümlerinden yararlanacağı kuşkusuzdur.
Ayrıca, sözü edilen Yasanın 7/2. maddesine göre, tek kat malikinin dahi başvurusu yeterli olup, tüm kat maliklerinin muvafakatı zorunluluğu da bulunmamaktadır.
Diğer yandan, onaylanarak kesinlik kazanan bir mimari projenin uygulanabilirliği ve geçerliliği ayrıca tapu siciline tescil koşuluna bağlı olmadığından, fiili duruma aynen uymasına rağmen tapuya tescil edilmediği gerekçesiyle imar affı röleve projesine itibar edilmemesi doğru bulunmamıştır. Kaldı Ki; 1978 onay tarihli proje, kapsamına aykırı fiili uygulama ile zaten işlerliğini ve tatbik kabiliyetini de yitirmiştir.
Hal böyleyken, 2981 Sayılı Yasanın 2 ve 7. maddeleri hükmü karşısında tapu siciline tescil edilmemiş olmasına rağmen imar affı röleve projesine itibar edilmesi ve buna göre hüküm tesisi gerekirken tapuya tescil edilmediği gerekçesiyle bu proje gözardı edilerek, binanın fiili durumuna bütünüyle uymayan 1978 tarihli proje esas alınarak hüküm tesisi, doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 21.3.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy