(2004 S. K. m. 67) (634 S. K. m. 20) (818 S. K. m. 73)
Dava: Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davacı dava dilekçesinde; davalının 1999 ve 2000 yılı apartman aidatı ve gecikme tazminatı olarak 43.074.421 TL. ile apartman boya badana gideri olan 36.000.000 TL., yangın söndürücü ve kanalizasyon gider payı olarak 8.000.000 TL. borcunu ödemediğini, aleyhine yapılan icra takibine itiraz ile durdurduğunu, bu nedenle itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
Dosyada bulunan 2000/5465 esas sayılı icra takip dosyasına göre, takip tarihi itibariyle geçmiş dönem olan 1999 ve 2000 yılına ait bazı ayların apartman aidat giderleri ile henüz ödeme günü gelmemiş 36.000.000 TL. apartman boya badana gideri ve 8.000.000 TL. yangın söndürücü ve kanalizasyon gider payı hakkında takip yapıldığı, Posta Merkezi Müdürlüğünün başka bir mahkemeye gönderildiği anlaşılan havale fotokopilerine göre; davalı, dönemi belirtilmemiş şekilde bazı ayların ortak gider borçlarını posta havalesi ile gönderdiği, 8.000.000 TL. tutarındaki miktarın davacı yöneticiye ödendiği, diğer gönderilerin ya bekletildiği ya da iade edildiği belirlenmiştir.
Mahkemece; Apartman boya badana gideri ile yangın söndürücü ve kanalizasyon gider payının ödenmesi gerekli tarihin icra takip tarihinden iki ay sonrası olması nedeniyle bu talebin reddine, aidat borçlarının ise bir kısmının posta havalesi yoluyla ödenmiş olduğundan ödenmeyen kısım olan 21.180.270 lira için takibin devamına karar verilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak,
Kat Mülkiyeti Kanunu'nun 20. maddesine göre, gider ve avans payını ödemeyen kat malikleri hakkında diğer maliklerden her biri veya yönetici tarafından, yönetim planına, bu kanuna ve genel hükümlere göre dava açılabilir, icra takibi yapılabilir. Aidat borçları ve ortak gider payları bir miktar paradan ibaret olduğuna göre Borçlar Kanunu'nun 73. maddesinin 1.fıkrasına göre; götürülecek borç niteliğindedir ve ödemenin, ödeme zamanında alacaklının mukim bulunduğu yerde yapılması gerekir. Kat malikleri kurulunca ortak giderlerin posta havalesi yoluyla ödenebileceğine ilişkin bir karar alınmadığı, davalının da esasen borcunu konutta ödemeli posta havalesi yöntemi ile ödemediği gibi yönetim planında da bu hususta bir hüküm bulunmadığı anlaşıldığına göre; davalı, aidat ve ortak gider borcunu usulüne uygun biçimde ödemiş sayılamayacağından posta havalesi ile gönderilen ortak gider payları hakkında da talebin kabul edilmesi gerekirken yazılı olduğu biçimde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 01.03.2001 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy