(1086 S. K. m. 428)
Dava: Dava dilekçesinde müdahalenin önlenmesi ve tazminat istenilmiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davacı 10.2.1999 tarihli dava dilekçesiyle işyeri nitelikli 15 nolu bağımsız bölümün maliki bulunduğu apartmanın yöneticisi olan davalı M. Ali ...un Ramazan Bayramı arifesinde, apartmanın ortak bacasını betonla tıkayarak işyerindeki pide fırınının çalışmasını engellediğinden bahisle uğradığı zarar karşılığı olarak 1.100.000.000 TL. maddi, 900.000.000 TL. manevi tazminatın faizi ile birlikte hüküm altına alınmasına karar verilmesini istemiştir.
Davanın Asliye Hukuk Mahkemesine açılmış olması nedeniyle uyuşmazlığın Kat Mülkiyeti Kanunundan doğduğundan dolayı mahkemece görevsizlik kararı verilmiştir. Sulh Hukuk Mahkemesince dava dilekçesinin başlık bölümünde müdahalenin meni ve tazminat olarak davanın nitelendirilmiş olması nedeniyle, 29.8.2000 tarihli oturumda davacının bu hususa açıklık getirmesine karar verilmiş, davacı vekili 19.10.2000 tarihli dilekçesiyle talebin meni müdahaleyi de içerdiğini ancak mahkemeye yaptığı başvuru ile bacanın tedbiren açıldığını ve halen açık bulunduğunu bildirmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan keşifler ve alınan bilirkişi raporları yeterli görülerek müdahalenin menine ve 300.000.000 TL. maddi tazminatın davalı yöneticiden alınıp davacıya verilmesine, manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
Dosya içerisinde mevcut Sağlık Bakanlığı Çankırı Sağlık Müdürlüğünün 1.10.1999 tarihli Gıda Sicil Belgesi ile yine aynı müdürlüğün aynı tarihli Açılma Ruhsatından davaya konu bağımsız bölümün, kat maliki davacı tarafından değil Fatma Dursun isimli kişi tarafından D... Lahmacun ve Kebap Salonu adı altında işletildiği anlaşılmaktadır. Davacının bu yeri Fatma ...la birlikte işlettiğine dair dosya içinde herhangi bir belge ve bilgi de bulunmamaktadır.
Bu duruma göre davacı kat malikinin şahsen ve doğrudan uğradığı bir zarar söz konusu olmadığı ve bacanın tıkanması nedeniyle uğranılan zarar dolayısıyla işleten kişi tarafından açılmış bir dava da olmadığına göre, bu konuda davacı Osman ...un tazminata yönelik isteminin reddine karar verilmesi gerekirken kısmen kabulü yönünde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Ayrıca, uyuşmazlık konusu bacanın orijinal mimari projesine göre apartmanın bağımsız bölümlerinin mutfaklarına bağlantılı bir baca olduğu, sonradan yapılan tadilat projesiyle davacının bağımsız bölümündeki pide fırınının da yükünü taşıyabilecek şekilde genişletildiği ancak mahkemece bilirkişi olarak dinlenen İnşaat Mühendisi M.Ali ...in 19.3.1999 havale tarihli raporunda bacanın esas ve tadilat projesine göre uygunluğu bulunmaktadır demiş olmasına karşın, itirazlar üzerine yeniden yaptırılan inceleme sonucunda teknik bilirkişi olarak İnşaat Mühendisi tarafından düzenlenen 21.6.1999 tarihli raporda ise, baca ve fırın yerinin projeye uygun olduğu ancak baca ve fırın ebatları tadilat projesinde boyutlandırılmadığı için lahmacun fırın ve baca ölçüsü olan (45x60) cm'lik ölçüsünün projeye uygun olup olmadığının anlaşılamadığı belirtilmiş ve bu husus müphem bırakılmıştır. Davadan önce mahkeme marifetiyle yaptırılan tespitte dinlenen bilirkişi tarafından düzenlenen 1.2.1999 tarihli raporda ise tadilat projesinde lahmacun fırını için (30x60) cm. ebadında bir baca yine normal katların mutfağından geçmek üzere projelendirilip tasdik edildiği, ancak tasdik edilen projedeki bu bacanın binada tatbik edilmediğinin tespit edildiği belirtilmiştir.
Raporlar arasındaki bu farklılıklar karşısında tadilat projesinin davacının mülkiyetinde olan bağımsız bölüm için müstakil bir proje mi yoksa diğer bağımsız bölümlerle ortak mevcut mutfak bacasının tadiline ilişkin bir proje mi olduğu ve bu projenin binada tatbik edilip edilmediği anlaşılamadığından betonla kapatılan bacadan davacının faydalanma ve bu bacayı kullanma hakları bulunup bulunmadığı anlaşılamamıştır.
Mahkemece, bilirkişilerden bu hususları açıklığa kavuşturacak ek raporlar alınıp çelişkilerin giderilmesi ve gerektiğinde yeni bir bilirkişi veya kurul marifetiyle onaylı asıl ve onaylı tadilat projesi tatbik edilmek suretiyle durum açık bir şekilde tespit edilmesi ve hasıl olacak sonuç doğrultusunda bir karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harçlarının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 19.03.2001 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy