(2942 S. K. m. 14) (2863 S. K. m. 15) (237 Sıra Nolu Milli Emlak Genel Tebliği METİN)
Dava: Dava dilekçesinde takdir edilen bedelin arttırılması ile faiz ve masrafların davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Dava, 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Yasasının 15. maddesi gereğince kamulaştırılan taşınmaza takdir olunan bedelin artırılması istemine ilişkindir.
Davacı vekili dava dilekçesinde, İzmir 2 Nolu Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulunun 8.6.1998 günlü kararı ile 1.derece doğal sit alanı olarak tespit edilen dava konusu 27 pafta 1219 parsel sayılı taşınmazda müvekkilinin 1/4 payına düşen 37.908.750.000 TL. bedelin 68.925.000.000 TL. sına yükseltilmesine ve bedel farkı olan 31.016.250.000 TL. nın davalı idareden tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Dosyada toplanan belgelere göre dava konusu edilen taşınmazın değeri, 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Yasasının 15. maddesinin (f) bendi ve bu bende dayanılarak çıkarılan yönetmelik hükmü gereğince oluşturulmuş bulunan kıymet takdir komisyonunca belirlenmiştir. Bu komisyonunun taşınmaza biçtiği bedeli gösteren 15.6.1999 gün ve 953 sayılı belgenin, Maliye Bakanlığının 237 sıra nolu Milli Emlak Genel Tebliği uyarınca davalı idare tarafından kendisine verilmesi üzerine davacı işbu bedel artırımı davasını açmış bulunmaktadır. Başka bir anlatımla, davalı idarece taşınmazın 1.derecede sit alanı olarak tespit edilip kamulaştırılması işlemine karşı açılmış bir dava söz konusu olmayıp, davacı salt kıymet takdir komisyonunun belirlediği bedele itirazda bulunarak artırılmasını istemiştir. Uyuşmazlığın dayanağını oluşturan 2863 sayılı Yasanın kamulaştırma başlığını taşıyan 15.maddesinin (e) ve (f) bentleri ile bu bentlerin yollamada bulunduğu 2942 sayılı Kamulaştırma Yasasının 14/1. maddesi hükmü birlikte değerlendirildiğinde, takdir olunan bedelle ilgili davanın adli yargıda görüleceği düşünülmeden, mahkemece, davaya bakma görevinin idari yargıya ait olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiş olması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 03.04.2001 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy