(4721 S. K. m. 619) (634 S. K. m. 1, 10, 12, 50)
Dava: Dava dilekçesinde satış suretiyle ortaklığın giderilmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı Fatma Taşkaya vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, Bağcılar Kirazlı Köyü 449 ada 6 parsel de kayıtlı taşınmazın taraflar adına tapuda kayıtlı olduğunu, üzerindeki binada beş daire bulunmasına karşılık altı hissedar olması nedeni ile taksim yapılamadığını açıklayarak satış sureti ile ortaklığın giderilmesini istemiş, davalılar ise davanın reddini savunmuş, mahkeme, taşınmazın satılarak ortaklığının giderilmesine karar vermiş, bu karar davalı vekilince temyiz olunmuştur.
Dosyadaki kanıtlardan dava konusu taşınmazın 20/125'er payının Fatma Taşkaya, Fahri Ünal, Emine Ünal, Necip Ünal, Ayşe Küçüker; 25/125 payının da Gürel Polat adına tapuda kayıtlı olduğu, taşınmaz üzerinde bir bodrum, bir zemin ve üç normal kattan oluşan beş daireli kat irtifakı veya kat mülkiyeti kurulmamış bir bina bulunduğu anlaşılmaktadır. Binanın veya bu binadaki bağımsız bölümlerin, aidiyeti konusunda dosyada hiçbir bilgi ve belge bulunmamaktadır. Fakat dosya arasında bulunan Bağcılar Sulh Hukuk Mahkemesinin 1998/1094 sayılı dosyası ile taşınmaz üzerinde bulunan binadaki bağımsız bölümleri Gürel Polat'ın diğer taraflara sattığı, bu satışların hisse satışı şeklinde yapıldığı belli olmakta ve bu husus kısmen temyiz dilekçesi ile de desteklenmektedir.
Kat Mülkiyeti Kanunu çerçevesinde ve kat mülkiyeti kurmak sureti ile ortaklığın giderilmesine karar verilebilmesi için, binanın kat mülkiyetine konu olmaya elverişli bir yapıda olmasının yanısıra paydaşlardan en az birinin paylaşmanın kat mülkiyeti kurulması suretiyle yapılmasını istemesine ve yine binada bulunan bağımsız bölüm adedinin en az paydaş sayısına eşit miktar da bulunmasına bağlıdır.
Olayımızda tarafların kat mülkiyeti kurulması yolunda bir istekleri olmadığı gibi, paydaş sayısı kadar bağımsız bölüm bulunmadığı da sabit olduğundan ortaklığın satış sureti ile giderilmesine karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Ancak, satış yolu ile ortaklığın giderilmesi istenilen taşınmaz üzerinde bina vs. gibi muhdesat varsa, bunlar Medeni Kanunun 619 maddesi gereği arzın mütemmim cüzü ( tamamlayıcı parçası ) sayıldığından arzla birlikte satışına karar verilecektir. Bunların bir kısım paydaşa aidiyetine ilişkin tapuda şerh varsa veya bu konuda tüm paydaşlar ittifak ediyorsa, o takdirde değerlere göre oran kurulması ve satış parasının bu oran esas alınarak dağıtılması gerekecektir. Oran kurulurken muhdesatın ve arzın dava tarihi itibari ile ayrı ayrı değerleri tespit ettirilecek, bu değerler toplanarak taşınmazın tüm değeri saptanacak, bulunan bu değer muhdesat ve arzın kıymetine ayrı ayrı oranlanarak yüzde itibari ile ne kadarının muhdesata, ne kadarının arza isabet ettiği belirlenip, satış bedelinin dağıtımında, bulunan bu yüzde nispetler gözönünde tutularak muhdesata düşen kısmın paylar oranında muhdesat sahiplerine, arza düşen kısmın da yine paylar oranında tüm paydaşlara verilmesi gerekecektir.
Somut olayda binanın veya bağımsız bölümlerinin hangi paydaş veya paydaşlara ait olduğu belli olmadığından mahkemenin bu konuda tarafların ittifakını araması bu olmadığı takdirde ilgiliye süre vererek müşterek mülkiyet şeklinde tasarruf edilen dava konusu taşınmazdaki binanın veya bağımsız bölümlerinin malikinin tespitini sağlaması sonra da yukarıda yazılı ilkeler göz önünde tutarak dağıtılacak paylara uygulanacak oranları belirleyip gerekli kararı vermesi icap edecektir.
Mahkemece açıklanan yönler üzerinde durulmadan yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı görülmüş ve kararın açıklanan nedenlerle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın gösterilen nedenlerle BOZULMASINA, sair temyiz itirazlarının reddine temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 24.4.2001 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy