(2942 S. K. m. 11, 15)
Dava: Dava dilekçesinde kamulaştırma bedelinin arttırılması ile faiz ve masrafların davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
1- Kıymet takdir komisyonunca 1705 parsel numaralı taşınmazın daimi irtifak tesis edilen kısmına 193.236.300 TL, 1238 parselin ise daimi irtifak tesisi edilen kısmına 86.694.300 TL. değer verilmiş olup, alınan 20.1.2000 tarihli bilirkişi kurulu raporunda bu taşınmazların daimi irtifak tesis edilen kısımlarına sırasıyla 545.747.603 TL. ve 226.886.220 TL. değer verilmiştir. Kamulaştırma Kanununun 15. maddesinin 11. fıkrası hükmüne göre takdir komisyonu raporu ile bilirkişi kurulu raporu arasında önemli bir oransızlık (Yargıtay uygulamalarına göre %100'ü aşan) olduğu halde ikinci bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğinin dikkate alınmamış olması,
2- Dosyaya getirtilen İl Tarım Müdürlüğünce tanzim edilmiş veri cetveline göre, sulu taşınmazda şeker pancarının dekar başına verimi 5000 kg olduğu halde, bilirkişi raporunda 6000 kg alınmak suretiyle taşınmazın zemin değerinin yükseltilmiş olması,
3- İrtifak hakkı tesis edilmek amacıyla yapılan kamulaştırma işleminde bedel, irtifak hakkı tesisinden önceki değer ile irtifak hakkı tesis edildikten sonraki değer arasındaki farktan ibarettir. Taşınmazın niteliğine göre Kamulaştırma Kanununun 11. maddesinin 3. fıkrası hükmü gereğince taşınmazın tamamının bir bütün olarak değeri tespit edildikten sonra, aynı maddenin son fıkrası uyarınca irtifak kurulması nedeniyle taşınmazda meydana gelecek değer düşüklüğünün oranı, taşınmazın cinsi, niteliği, kullanım şekli irtifak hakkının niteliği (boru hattı, enerji nakil hattı vs.) taşınmazda kapladığı alan ve yeri, istikameti dikkate alınarak belirlenir.
Bu esaslar dikkate alındığında tarım arazisi olarak kullanılan 1705 parselde değer kaybının %8i, 1238 parselde ise %2yi aşmaması gerektiğinin dikkate alınmamış olması,
Doğru görülmemiştir.
Mahkemece yapılacak iş, yukarıda sözü edilen bozma sebepleri doğrultusunda yeni oluşturulacak bilirkişi kurulundan yeni bir rapor, daha önce rapor alınan bilirkişi kurulundan ise ek rapor alınıp hasıl olacak sonuca göre karar vermek olmalıdır.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 03.04.2001 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy