(2942 S. K. m. 11)
Dava: Dava dilekçesinde kamulaştırma bedelinin arttırılması ile faiz ve masrafların davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın açılmamış sayılması cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Tarafların gelmediği 23.9.1999 günlü duruşmada davacı vekilinin dilekçe ile bildirdiği mazeret mahkemece kabul edilerek duruşmanın 23.11.1999 günü saat 09.00'a bırakılmasına karar verilmiş, nihayet 19.12.2000 tarihli oturumda da davacı vekilinin yokluğunda hüküm tesis edilmiştir.
Yasal düzenlemeye ve yerleşik uygulamaya göre, taraflar ilk oturuma davetiye ile çağrılır. İzleyen oturumların günü ve saati ise duruşmada hazır bulunan taraflara tefhim edilmek suretiyle bildirilir. Eğer taraflardan biri (veya vekili) mazereti nedeniyle duruşmaya gelmemiş ve mazeret dilekçesi göndermiş, mahkemece de mazereti kabul edilerek yargılama başka bir güne bırakılmış ise, o tarafın bundan sonraki duruşmaya davetiye ile çağrılması zorunluluğu vardır. Yoksa usul yasasında yer almayan duruşma gününü mahkeme kaleminden öğrenmesine biçimindeki bir ara kararına dahi dayanılarak bir sonraki celse yargılamaya devam edilemez.
Buna göre, somut olayda, davacı vekilinin bildirdiği mazeretin kabul edildiği 23.9.1999 tarihli oturumda, duruşmanın 23.11.1999 günü saat 09.00'a bırakıldığı davacı vekiline yöntemine uygun olarak (davetiye ile) bildirilmediği halde, sonraki oturumlara davacı vekilinin yokluğunda devam edilerek yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı görülmüştür.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 07.05.2001 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy