(2004 S. K. m. 67) (1086 S. K. m. 275, 435, 438)
Dava: Dava dilekçesinde itirazın iptali duruşmalı olarak istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir. Davalı vekilinin 5.2.2001 havale tarihli dilekçesi ile temyiz incelemesinin duruşmalı yapılması istemi, HUMK. nun 435/7 ve 438/1. maddesi gereğince temyiz dilekçesi ile birlikte yapılmamış bulunduğundan bu istemi reddedilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Dava dilekçesinde, 16.11.1997 tarihli yıllık olağan kat malikleri kurulu toplantısında binada bir takım zorunlu onarım ve tadilatların yaptırılmasına ve bunun için kat maliklerinin her birisinden aylık 100 USA doları aidat toplanmasına karar verildiği, 2 nolu bağımsız bölüm maliki davalının bu aidatın 1100 USA dolarını ödedikten sonra devamını ödemekten kaçındığı, sözlü uyarılara ve noter aracılığıyla yapılan ihtara rağmen ödenmediğinden hakkında icra takibi yapıldığı ve ancak davalının bu takibe itiraz etmiş bulunduğu belirtilerek haksız itirazın iptali ile icranın devamına ve icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi istenilmiştir.
Davalı vekili, davaya karşı savunma ve itirazlarında, aylık 100 USA doları aidat toplanmasına ilişkin 16.11.1997 tarihli karara konu teşkil eden hususlar arasında bulunan kapıcı dairesinin ihyası ile ilgili olarak, kat malikleri kurulunca ayrıca verilen 23.03.1999 tarihli kararın iptali istemiyle açtıkları, Şişli 3.Sulh Hukuk Mahkemesinde derdest bulunan dava sonucunun beklenilmesi gerektiğini ve gerçek ve zorunlu tadilat için ödenen 1100 USA dolarının yeterli olduğunu bildirmiştir.
Mahkemece, yaptırtılan inceleme sonucu düzenlenen 21.7.2000 tarihli bilirkişi raporunda; 16.11.1997 tarihli kat malikleri kurulu toplantısında alınan karar gereğince davalının, apartmanın onarım ve tadilatı için toplanan avanstan dolayı bakiye 1300 USA doları borçlu olduğunun tespit edildiği belirtilmiştir. Mahkemece davalının borcu sabit görülerek takibe vaki itirazın iptali ile icranın devamına karar verilmiştir.
Davaya konu teşkil eden apartmanda yapılacak onarım, bakım ve tadilatlar nedeniyle kat maliklerinin her birisinden aylık 100 USA doları alınmasına ilişkin 16.11.1997 tarihli kararın verildiği toplantıya davalı katılmamış ve karar altında da imzası bulunmamakta ise de, kendisine duyurulan bu karara karşı başlangıçta herhangi bir itirazda bulunmamış ve kararda öngörülen aidatların toplam 1100 USA dolarını da ödeyerek kararı kabullenmiş iken ve hatta bu konuda Şişli 3. Sulh Hukuk Mahkemesine açtığı (1999/226 Esas) davadan da imtina ettiği halde, bakiye borcunu ödememiş ve daha sonra kat malikleri kurulunun 23.3.1999 tarihli toplantısında alınan ve diğer hususlar yanında, tadilatlar konusunda kat maliklerinin bakiye borç miktarını da belirleyen ve önceki kararı teyit eden karar aleyhine, binanın kömürlüğünün kapıcı dairesi haline getirilmesinin kanun ve yönetmeliklere aykırılık teşkil ettiğinden bahisle iptali istemiyle Şişli 2. Sulh Hukuk Mahkemesine (1999/706 Esas) dava açmıştır. Açılan bu dava, takibe konu alacağın dayanağını oluşturan ve yürürlükte bulunan 16.11.1997 tarihli kat malikleri kurulu kararına yönelik olmadığından ve bu dava sonunda verilecek kararın, davalının 16.11.1997 tarihli karara dayalı sorumluluğunu etkilemeyeceği cihetle mahkemece, o davanın sonucunun beklenilmemesinde ve iptali veya başka bir kararla kaldırılması söz konusu olmayan kat malikleri kurulunun 16.11.1997 tarihli kararına göre uygunluğu saptanan bakiye aidat borcuna ilişkin itirazın iptali ile icranın devamına karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik yoktur.
Ancak;
Bilirkişi raporunda davacının takip konusu yaptığı alacağın 16.11.1997 tarihli kat malikleri kurulu kararına ve yönetim kayıtlarına göre sabit olduğu kesin olarak belirtilmiş bulunduğundan borç likit olup Amerikan doları olarak saptanmıştır. Bu bakımdan, dolar olarak belirlenen borcun takip tarihindeki resmi kur üzerinden hesaplanacak Türk Lirası karşılığı esas alınarak icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekirken borcun likit olmadığından bahisle icra inkar tazminatına hükmedilmemiş olması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla, davalının temyiz itirazlarının reddine, davacının temyizi yönünden de yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harçlarının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 03.05.2001 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy