(634 S. K. m. 20)
Dava: Dava dilekçesinde 61.390.560 TL. alacağın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içerisinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki tüm kağıtlar okunarak gereği düşünüldü:
Karar: Kat Mülkiyeti Yasasının 20. maddesine göre, kat maliklerinden her biri aralarında başka türlü anlaşma olmadıkça anagayrimenkulün yönetimi ile ilgili olarak işletme projesine veya kat malikleri kurulu kararına dayalı olarak belirlenen gider ve avans payını ödemekten kaçınamaz. Kat mülkiyeti kurulu binaların yönetimi, kural olarak kat malikleri kurulana ilişkin olup, yönetimle ilgili işler de kat malikleri kurulunca atanan yönetici tarafından yürütülür.
Kat maliklerinden hiç birisi acil ve zorunlu olmadıkça kendiliğinden ortak yerlerde herhangi bir biçimde tesisat, onarım ve tadilat yapamaz.
Dava dilekçesinde, davalı kat malikinin 1994-1997 yılları arasındaki ortak gider ve avans borçlarını ödemediğinden dolayı 60.070.000 TL. tutarındaki alacağın aylık %10 gecikme tazminatı ve kanuni faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesi istenilmiştir. Davalı iki bloktan oluşan sitedeki site yönetiminin, kendisinin de içerisinde bulunduğu blokla ilgilenmediğini, burayı bakımsız bıraktığını, bu sebeple A2 blokta bir takım zorunlu işleri kendisinin bizzat yaptırıp 112.619.000 TL. harcama yaptığını iddia edip bununla ilgili fatura ve belgeleri ibraz ederek bu sebeple borcunun bulunmadığını hatta yönetimden alacaklı olduğunu savunmuştur.
Mahkemece yaptırılan inceleme sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda, davalının iddiası doğrultusunda yaptığı masraflar sebebiyle borcunun bulunmadığı belirtilmiş, mahkemece de bu bilirkişi raporu esas alınarak davalının sorumlu olduğu aidat borcu konusunda yeterli bir inceleme yaptırmadan davanın reddine karar verilmiştir.
Yukarda açıklandığı üzere kendiliğinden ortak yerlerde onarım, tesis ve tadilat yetkisi bulunmayan kat malikinin yaptığı harcamaların aidat borcuna mahsubu mümkün olmadığından, bunlar dikkate alınmadan, davalının yönetime olan aidat borcunun, apartmanın talep konusu yıllara ilişkin defter ve kayıtları getirtilerek bilirkişi marifetiyle kesin olarak tespit ettirilip bu miktara hükmedilmesi gerekirken yerinde olmayan gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı biçimde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu sebeplerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istem halinde temyiz edene iadesine, 03.05.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy