(1086 S. K. m. 170)
Dava: Dava dilekçesinde eski hale getirme istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Tarafların gelmediği 30.11.1998 günlü duruşmada taraf vekillerinin dilekçe ile bildirdiği mazeret mahkemece kabul edilerek duruşmanın 28.12.1998 günü saat 10.10a bırakılmasına karar verilmiş, nihayet 20.10.1999 tarihli oturumda da davalı vekilinin yokluğunda esas hakkında hüküm tesis edilmiştir.
Yasal düzenlemeye ve yerleşik uygulamaya göre, taraflar ilk oturuma davetiye ile çağrılır. İzleyen oturumların günü ve saati ise duruşmada hazır bulunan taraflara tefhim edilmek suretiyle bildirilir. Eğer taraflardan biri (veya vekili) mazereti nedeniyle duruşmaya gelmemiş ve mazeret dilekçesi göndermiş, mahkemece de mazereti kabul edilerek yargılama başka bir güne bırakılmış ise, o tarafın bundan sonraki duruşmaya davetiye ile çağrılması zorunluluğu vardır. Yoksa usul yasasında yer almayan duruşma gününü mahkeme kaleminden öğrenmesine biçimindeki bir ara kararına dahi dayanılarak bir sonraki celse yargılamaya devam edilemez.
Buna göre, somut olayda, davalı vekilinin bildirdiği mazeretin kabul edildiği 30.11.1998 tarihli oturumda, duruşmanın 28.12.1998 günü saat 10.10'a bırakıldığı davalı vekiline yöntemine uygun olarak (davetiye ile) bildirilmediği halde, sonraki oturumlara davalı vekilinin yokluğunda devam edilerek esas hakkında hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı görülmüştür.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 25.04.2001 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy