(2942 S. K. m. 11, 14)
Dava: Dava dilekçesinde kamulaştırma bedelinin arttırılması ile faiz ve masrafların davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: I- Davacılardan Sunay dışındakilere kamulaştırma işleminin tebliğ edilip edilmediği araştırılmadan davanın 2942 Sayılı Yasanın 14. maddesinde gösterilen 30 günlük hak düşürücü süre de açıldığının kabul edilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
II- Kamulaştırma Kanunu'nun 11. maddesinin (f) bendi hükmü gereği arazilerde değerlendirme, taşınmaz malın değerlendirme tarihindeki mevki ve şartlarına göre ve olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelirine göre yapılır. Net gelir ise çevrede ekilmesi mutad olan ürünlerin münavebesi uygulanarak, ürünün döküm zamanı ortalama toptan satış fiyatı gözetilerek, bundan üretim maliyetleri düşüldükten sonra bulunur.
Münavebe söz konusu olduğu için tek ürünle yetinilmeyerek çevrede ekilmesi mutad olan ürünler dikkate alınır. Taşınmaza erken veya mutaddan çok ürün elde etmek için uygulanabilecek tarımsal yöntem ve tesisler bu belirlemede gözetilmez.
O nedenle taşınmazda açık tarla ziraati uygulanmak suretiyle ekilen ürünlerin üretim miktarı, ortalama fiyatları ve üretim giderleri esas alınır.
Buna göre;
1- Hükme esas bilirkişi raporunda olduğu gibi yalnız sebze (domates) değil, onun yanında Milas ve çevresinde yetiştirildiği ve genelde daireye gelen dosyalardan bilinen buğday, susam ve pamuğun dahi münavebeye alınmaması,
2- Münavebeye alınan ürünlere ait fiyatların toptancı halinden, ilgili Tarım Kooperatifinden veya Toprak Mahsulleri Ofisinden getirtilerek hasat edildikleri aylardaki ortalama fiyatlarının dikkate alınmaması,
3- 15324 m2'den ibaret olan dava konusu taşınmazın 3019 m2'si kamulaştırılmış ve geriye 12305 m2 kalmış olup tarımsal işletme açısından kalan miktar itibariyle oluşacak değer kaybı oranının %5'ten fazla olamayacağı düşünülmeden bilirkişi raporunda %10 değer kaybı bulunduğunun belirtilmesi nedeniyle fazla artırım yapılmış olması,
Doğru görülmemiştir.
Mahkemece yukarıda açıklandığı gibi eksikler giderildikten sonra sebzenin yanında verileri getirtilerek mutad ürünlerin de münavebeye dahil edilmesi ve fiyat olarak sebzede açık tarla ürünün hasat edildiği aylar ortalamalarının alınması ve 3 nolu bozma nedeni dikkate alınmak suretiyle bilirkişi kurulundan ek rapor alınmalı, bu raporun bozma ilamına ve verilere uygunluğu denetlenmeli ve ondan sonra hasıl olacak sonuç doğrultusunda hüküm kurulmalıdır.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 29.05.2001 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy