(634 S. K. m. 19, 35)
Dava: Dava dilekçesinde radyo verici anteninin sökülerek çatının eski hale getirilmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Kat Mülkiyeti Kanununun 35. maddesinin ( a ) ve ( i ) bendi hükümlerine göre, kat malikleri kurulunca verilen yetkiye istinaden yöneticinin kat mülkiyetine ilişkin konularda dava açma hakkının varlığı Yargıtay uygulamaları ile kabul edilmektedir. Bundan ayrı yönetici sıfatı ile bizzat veya vekil marifeti ile dava açan yöneticilerin kat maliki olması halinde, kat malikleri kurulunca yetki verilmemiş olsa da ortak yere müdahalenin önlenmesi konusunda dava açma hakkı mevcuttur. Öte yandan ortak yere müdahale iddiası ile açılan davaya konu uyuşmazlığın Kat Mülkiyeti Kanunu hükümlerine göre çözümlenebilmesi için anagayrimenkul üzerinde kat mülkiyeti kurulmuş veya kat irtifakının bulunması halinde de anayapının tamamlanmış ve en az 2/3'ünün faaliyete geçmiş bulunması gerekmektedir.
Hal böyle iken mahkemece; davacıların yönetici seçildiklerine ve bu davayı açma konusunda kendilerine yetki verildiğine dair kat malikleri kurulu kararı bulunup bulunmadığı sorulup, tespit edilmeden ve keza anagayrimenkul üzerinde kat mülkiyeti veya kat irtifakı olup olmadığının da açıklandığı bağımsız bölüm ve kat maliklerini gösterir tapu kaydının getirtilip, olayda Kat Mülkiyeti Kanununun uygulanması gerekip gerekmediği belirlenmeden ve başkaca hiçbir araştırma yapılmadan yöneticilerin aktif husumet ehliyetinin bulunmadıklarından bahisle davanın reddedilmiş olması doğru görülmemiştir.
Mahkemece, bu hususlar araştırılıp taşınmazda Kat Mülkiyeti Kanunu hükümlerinin uygulanmasının mümkün olduğunun ve davacılarında dava açmaya ehil ve yetkili bulunduklarının saptanması halinde davanın esasına girilerek uyuşmazlık konusunda Kat Mülkiyeti Kanununun 19. madde hükümleri çerçevesinde olayın değerlendirilip, gerektiğinde bilirkişi incelemesi de yaptırıldıktan sonra hasıl olacak sonuca göre karar verilmelidir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 15.5.2001 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy