(634 S. K. m. 17, 20, Ek m. 3)
Dava: Dava dilekçesinde 6.386.060.037 TL. alacağın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece Sulh Hukuk Mahkemesinin görevsizliğine, dosyanın görevli Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesi cihetine gidilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Kat Mülkiyeti Kanununun 17. maddesinin son fıkrası hükmüne göre, kat irtifakı kurulmuş gayrimenkullerin yönetiminde kat mülkiyeti hükümlerinin uygulanabilmesi için yapının fiilen tamamlanmış ve bağımsız bölümlerinin 2/3'ünün fiilen kullanılmaya başlanılmış olması gerekmekte ise de, bir arsa üzerinde birden çok yapının varlığı halinde aynı yasanın Ek 3. maddesi uyarınca vaziyet planına göre yapılacak tüm bağımsız bölümlerden %40'ının veya blok inşaatlarda her biri en az 8 bağımsız bölümü kapsayan blok veya blokların tamamlanmış bulunması halinde, tamamlanan bağımsız bölümler için kat mülkiyetine geçilmesi mümkün olduğu gibi arsa üzerindeki yapılardan her birine ilişkin ortak giderlerin, o yapıdaki kat malikleri tarafından 20. maddedeki kurala göre karşılanması gerekmekte ve blok yapılarda bunlardan yalnız birine ilişkin sorunların çözümünde kat malikleri kurulu o blokda bulunan bağımsız bölüm maliklerinden oluşmaktadır.
Somut olayda; üzerinde kat irtifakı kurulu iki blok mevcut olup bloklardan herbirisi 8'den fazla bağımsız bölümden oluşmuştur. Her iki blokun inşaatı tamamlanmış, bunlardan 57 bağımsız bölümden oluşan B blokun 48 dairesinin fiilen kullanılmakta olduğu mahallinde yapılan keşif esnasında saptanmıştır. Uyuşmazlık da B blokun ortak yakıt giderinden kaynaklanmaktadır.
Bu durumda üzerinde kat irtifakı kurulu bulunan B blok için Kat Mülkiyeti Kanunu hükümlerinin yukarıda açıklanan yasanın Ek 3. maddesindeki esaslar da dikkate alınmak suretiyle uygulanarak uyuşmazlığın çözümü gerekirken, mahkemece bu husus gözetilmeden yasanın sadece 17. maddesi hükmü esas alınarak uyuşmazlık konusu olayda Kat Mülkiyeti Kanunu hükümlerinin uygulanamayacağından bahisle görevsizlik kararı verilmiş olması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 15.5.2001 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy