(634 S. K. m. 23, 44)
Dava dilekçesinde tamirata izin verilmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Dava dilekçesinde, bir bodrum, zemin ve 3 normal kattan oluşan 18 bağımsız bölümlü anayapının üzerine yeni bir kat ilavesine ve bu iş için oluşturulan komisyona her türlü yetkinin verilmesine dair 7.5.1995 ve 4.02.1996 tarihli ve oybirliği ile alınmış kat malikleri kurulu kararları uyarınca ve bu kararlar çerçevesinde bütün bağımsız bölümlerin malik ve hissedarlarının vekaletnameleriyle verdikleri yetkiye dayanılarak komisyonun başkanı ile müteahhit arasında kat karşılığı inşaat sözleşmesi akdedildiği ve buna göre hazırlattırılan tadilat projesinin belediyece onaylandığı belirtilip, sözleşme ve onaylı proje gereği olarak, bodrum kattaki (2) numaralı bağımsız bölümde bulunan taşıyıcı kolonun takviyesi ve salon zemini altında kalan kalorifer tesisatı ana dağıtım borularının iptal edilip bina dışına taşınması için gerekli yıkım ve yapım işlerinin, kat maliki davalıların izin vermemesi nedeniyle yapılamadığından Kat Mülkiyeti Kanununun 23. üncü maddesi uyarınca, söz konusu işlerin yüklenici tarafından yapılabilmesi için (2) numaralı bağımsız bölüme giriş müsaadesi verilmesi istenilmiştir.
Bilirkişi raporunda, ilave edilecek kat nedeniyle hazırlanıp onaylanan tadilat projesi uyarınca davalılara ait (2) numaralı bağımsız bölüm içerisinde bulunan taşıyıcı kolonun montalanmak suretiyle takviyesi için (ayrıntısı raporda açıklanan) işlemleri ve ayrıca kat karşılığı inşaat sözleşmesinde, yapımı ek iş olarak müteahhide yüklenilen, davalılara ait (2) numaralı bağımsız bölümün toprağa oturan döşemelerinin altına isabet eden kalorifer tesisatı tevzi borularının bina dışına taşınıp tesisata bağlanması için gerekli işlemleri yapmak üzere davalı hissedarlar tarafından Kat Mülkiyeti Kanununun 23. üncü maddesi uyarınca müsaade verilmesinin zorunlu olduğu vurgulanmış ve 35 yıllık binada, yer altında toprağa gömülü bulunan kalorifer tevzi borularına, heran meydana gelmesi muhtemel müdahalelerin gerektirdiği büyük çaptaki tahribata tahammül etmek zorunda kalınacağı düşünüldüğünde, bu tesisatın daire dışında ve müdahale edilmesi kolay noktalara taşınması davalıların da çıkarına olduğu belirtildikten sonra, yapılacak bu işlerin, kat karşılığı inşaatı yapacak olan yüklenicinin sorumluluğunda olması nedeniyle apartmandaki kat maliklerine ilave bir yük getirmeyeceği, esasen bu işlemlerin yapılması sırasında meydana gelebilecek tahribatın giderilmesi için sarfı gereken meblağın, işlemlerin tamamlanmasından sonra hesap ve takdir edilmesinin daha gerçekçi olacağı düşünülerek, bahse konu müsaade yüzünden davalıların uğrayacağı zararın şimdiden takdiri cihetine gidilmediği açıklanmıştır.
Mahkemece, benimsenen bu bilirkişi raporuna uygun olarak, projede belirtilen şekilde kolon takviyesi ve kalorifer tesisatı bağlantısı yapılabilmesi için davalıların müsaade etmelerine, olası zarar hakkında davalının haklarının saklı tutulmasına karar verilmiştir.
Dosyadaki mevcut bilgi ve belgelere göre, anayapının üzerine kat ilavesi yapılmasına ve bunun için aralarında oluşturulan komisyona her türlü yetkinin verilmesine dair 7.5.1995 ve 4.02.1996 tarihli kat malikleri kurulu kararları, bütün kat maliklerinin oybirliği ile verilmiş ve bu kararlara (2) numaralı bağımsız bölümü temsilen de hissedar Taner Tunçsav katılmıştır. Ayrıca, kat malikleri kurulunun 4.2.1996 tarihli kararı gereği oluşturulan (6) kişilik komisyonun görevlendirdiği Aydın Mertdoğan'a, kat ilavesi ve buna bağlı yapılacak iş ve işlemler konusunda, (2) numaralı bağımsız bölümün hissedarları olarak davalıların da, Ankara 28. Noterliğinde düzenlenen 16.5.1996 tarih ve 11088 sayılı vekaletname ile kapsamlı bir şekilde yetki vermiş oldukları anlaşılmaktadır.
Bu duruma göre davalıların, Kat mülkiyeti Kanununun 44 üncü maddesi çerçevesinde kat mülkiyetli anagayrimenkulün üzerine kat ilavesi için oybirliği ile verilen kat malikleri kurulu kararları ve bunlara dayalı tüm işlemler bakımından yetki verdikleri vekaletname uyarınca hazırlanıp onaylanan ve hatta uygulanması başlanılan proje uyarınca, anayapının bütünü ile korunması ve taşıyıcı sistemin sağlamlığının temini için yapılması zorunlu olan kolon takviye işlemi ve kalorifer ana tevzi borularının bina dışına taşınması işi için bağımsız bölüme girilmesine izin vermeleri, kaçınılmaz bir mecburiyettir.
Şu kadar ki; Kat Malikleri kurulu kararı uyarcınca yapılacak olan ve bilirkişi raporuna göre uygulanması zorunlu bulunan bu tür sağlamlaştırma işlemlerine tüm bağımsız bölüm maliklerinin katlanması, aynı ölçüde fedakarlık göstermesi gerekir. Yapılacak iş mahiyeti itibariyle sadece bazı kat maliklerine külfet getiriyorsa bu yükün tamamı bunlar üzerinde bırakılamaz, diğerleri ile paylaşılmalıdır.
Somut olayda, kat ilavesi nedeniyle anayapının mevcut taşıyıcı sisteminin sağlamlaştırılması bakımından yalnızca (1) numaralı bağımsız bölüm ile davalıların bodrum kattaki (2) numaralı bağımsız bölümündeki ve ortak yerdeki kolonların montalama yöntemiyle güçlendirilmesi gerekmekte ve keza kalorifer tesisatı ana hatlarının bina dışına taşınması için de davalıların bağımsız bölümü ile (1) ve (5) numaralı bağımsız bölüme müdahale söz konusu olmaktadır. Diğer kat malikleri yönünden bir külfet ve yükümlülük bulunmamaktadır. Bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere, kolon takviye ve kalorifer tesisatı ile ilgili işlemin yapılmasının mali külfeti, kat karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince yükleniciye ait ise de, bu işlemlerin yapılması sırasında oluşacak hasar ve buna bağlı zarar ile maruz kalınabilecek sair zararların tazmini konusunda sözleşmede bir açıklık bulunmamaktadır. Bu durumda normal olarak binanın bütününü ilgilendiren anayapının taşıyıcı sisteminin sağlamlığının temini amaçlı bu tür işlemler nedeniyle oluşacak her türlü zarardan bütün kat malikleri sorumlu ise de, davada bütün kat malikleri birlikte davacı olmadıklarından sadece müsaade isteyen davacıların, (rücu hakları saklı kalmak üzere) sorumlu tutulmaları gerekir.
Öte yandan Kat Mülkiyeti Kanununun olayımızda uygulanması gereken 23 üncü maddesinin sonuncu fıkrası, verilecek müsaade yüzünden kat maliki veya içinde oturanların uğrayacakları zararın derhal ödenmesini öngördüğünden, mahkemece, normal koşullarda müsaade konusu işler nedeniyle davalıların uğrayabileceği zararın ve miktarının bilirkişi marifetiyle tespit ettirilip, bu meblağın davalılar adına avans olarak depo ettirilmesi için davacılara uygun mehil verilmesi ve bunun sağlanması durumunda davalıların bağımsız bölümüne girilmesine müsaade edilmesine ve işin yapılmasından sonra da, zararın depo edilenden fazla gerçekleşmesi halinde ayrıca bu miktarın da davacılardan tahsiline şeklinde karar verilmesi gerekirken, Sadece müsaade edilmesi ile yetinilip, zararın önceden gerçekçi olarak belirlenemeyeceğine ilişkin bilirkişi raporuna dayanılarak davalıların zarar haklarının saklı tutulması yolunda karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
Ayrıca, dosyada mevcut tapu kaydına göre, davaya konu (2) numaralı bağımsız bölümün maliki Ali Galip Tunçsav olup, davalıların taşınmazla mülkiyet ilişkisini gösteren mirasçılık belgesi vb. sağlanıp pasif husumet ehliyetlerinin varlığının araştırılmamış olması da yerinde değildir.
Mahkemece yapılacak iş, davalıların miras vs. nedenlerle dava konusu (2) numaralı bağımsız bölümün maliki olduklarının saptanması halinde yukarıda açıklanan esaslar dairesinde tahkikat tamamlanıp sonucuna göre hüküm kurulmalıdır.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 29.05.2001 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy