(2004 S. K. m. 67) (634 S. K. m. 17, 20)
Dava: Dava dilekçesinde apartman ortak gider ve yakıt parasını ödemeyen davalı hakkında yapılan icra takibine karşı ileri sürülen itirazın iptali istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Kat irtifaklı binada müteahhidin yarım bıraktığı inşaatın tamamlanması için irtifak hakkı sahiplerinin toplanıp karar aldıkları ve bu karar gereği davalılar dışındaki kat maliklerinin kendi bağımsız bölümlerini tamamlayıp kullanmaya başladıkları, davalılara ait bağımsız bölümün de ortak tesislerinin tamamlanmış ve çalışır durumda bulunduğu, mahallinde yapılan keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamından anlaşılmaktadır.
Kat Mülkiyeti Kanununun 17. maddesinin son fıkrası hükmüne göre, kat irtifakı kurulmuş gayrimenkullerde yapı fiilen tamamlanmış ve bağımsız bölümlerin üçte ikisi fiilen kullanılmaya başlanılmışsa kat mülkiyetine geçilmemiş olsa dahi ana gayrimenkulün yönetiminde Kat Mülkiyeti Kanunu hükümlerinin uygulanması gerekmektedir.
Somut olayda, davalıların bağımsız bölümlerinde ortak tesislerin bağlantısı tamamlanmış olduğuna göre, davalıların kendi bağımsız bölümlerinin iç düzenindeki bazı imalatları yapmayıp eksik bırakmaları nedeniyle bu bölümlerin kullanılmamakta olması yapının fiilen tamamlanmadığı anlamında kabul edilemez. Öte yandan yasanın yukarıda açıklanan hükmüne göre fiili tamamlanma yeterli olup yapının tamlanmış sayılabilmesi için iskan ruhsatının alınmış olması da şart değildir.
Açıklanan nedenlerle, davalı kat maliklerinin, yasanın yukarıda açıklanan 17. maddesi delaletiyle aynı yasanın 20. maddesi hükmü uyarınca ortak aidat ve yakıt giderlerinden sorumlu tutulmaları gerekirken, davalıların kendi bağımsız bölümlerini, diğer irtifak hakkı sahipleriyle birlikte aldıkları karara rağmen, kullanılır hale getirmemiş olmalarından, kendilerinin sorumlu olacağı dikkate alınmadan, bunlara ait bağımsız bölümün iskana müsait olmadığından bahisle ortak giderden sorumlu olmayacakları sonucuna varılıp davanın reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 19.6.2001 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy