(634 S. K. m. 18, 24) (1086 S. K. m. 284)
Dava: Dava dilekçesinde eski hale getirme ve tahliye istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Dava dilekçesinde, davalılardan Enver ait 2 nolu bağımsız bölümün tapuda mesken nitelikli olmasına karşın veteriner kliniği olarak kullanıldığı, muayene ve tedavi için getirilen hayvanların çıkardıkları ses ve gürültü ile hayvanlardan yayılan kokunun apartman sakinlerine rahatsızlık verdiği, hasta hayvanların bina sakinlerinin sağlığı yönünden de sakınca teşkil ettiği belirtildikten sonra bu yerde hayvan maması ve bakım ürünleri satışı da yapılıp ticarethane olarak da kullanıldığı ileri sürülmek suretiyle bu şekilde yapılan müdahalenin önlenmesi ile bağımsız bölümün mesken haline dönüştürülmesine karar verilmesi istenilmiştir.
Mahallinde yapılan inceleme sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda, dava konusu yerin kapısında veteriner kliniği yazılı levhanın bulunduğu ve hayvan kliniği olarak kullanıldığı gibi, hayvan maması ve hayvan bakım ürünlerinin satışlarının yapıldığı, ticari yer olarak da kullanıldığı belirtilip, bu durumun Kat Mülkiyeti Kanununun 24. maddesine aykırılık teşkil ettiği görüşü bildirilmiştir.
Davalı kiracı Bülent savunmasında dava konusu yerin veteriner muayenehanesi olarak kullanıldığını ve kat maliklerinin rahatsız edilmesinin sözkonusu olmadığını, bu yere bahçeden giriş kapısı açmak suretiyle apartman girişi ile bağlantısının kesildiğini ve muayenehane olarak kullanmasına bir kısım kat malikinin yazılı olarak muvafakat ettiğini bildirmiştir.
Kat Mülkiyeti Kanununun 24. maddesinin ilk fıkrasında anagayrimenkulün kütükte mesken olarak gösterilen bağımsız bir bölümünde klinik, poliklinik gibi müesseselerin kurulamayacağı, kat maliklerinin buna aykırı sözleşmelerinin hükümsüz olduğu ancak dispanser, klinik, poliklinik niteliğinde olmayan muayenehanelerin bu hükmün dışında olduğu öngörülmüştür. Aynı maddenin 2.fıkrasında da tapuda mesken olarak kayıtlı bulunan bağımsız bölümün tüm kat maliklerinin oybirliği ile vereceği karar olmadan işyeri olarak kullanılamayacağı hüküm altına alınmıştır.
Öte yandan anılan Yasanın 18. maddesinde kat maliklerinin ve bunların bağımsız bölümlerinde herhangi bir suretle devamlı olarak faydalananların, gerek bağımsız bölümlerini gerekse eklentileri ve ortak yerleri kullanırken doğruluk kaidelerine uymak, özellikle birisini rahatsız etmemekle karşılıklı olarak yükümlü oldukları belirtilmiştir.
Dosya içerisinde mevcut muvafakatnamede davalı Enver'in de yer aldığı altı bağımsız bölüm maliki dava konusu yerin veteriner muayenehanesi olarak kullanılmasına muvafakat ettiklerini bildirmişler ise de, yasanın yukarıda açıklanan 24.maddesinin son fıkrası anlamında oybirliği ile verilmiş kat malikleri kurulu kararı niteliği taşımadığı gibi, davacının imzası bulunmadığından onun yönünden bağlayıcılığı da sözkonusu değildir.
Yasanın yukarıda açıklanan 24. maddesinin ilk fıkrasında bağımsız bölümlerde -niteliğine bakılmaksızın- klinik açılıp kullanılması kesin bir şekilde yasaklanmış ise de, bilirkişi raporunda bu yerin kullanımının kliniğin tanımı ve özellikleri de belirtilerek klinik şeklinde olup olmadığı açıklanmamış, genel ifadelerle klinik olduğunun belirtilmesi ile yetinilmiş olması uygun ve yeterli değildir. Ayrıca seçilen bilirkişi inşaat mühendisi olup, veteriner kliniği ve veteriner muayenehanesinin ayırt edici özelliklerini bilebilecek uzmanlığa sahip değildir. Bu bakımdan bilirkişi seçimi de uygun bulunmamaktadır. Öte yandan davacı tarafından hayvanların çıkardığı ses ve kokunun apartman sakinlerini rahatsız ettiği ileri sürülmüş olmasına karşın bilirkişi raporunda bu konuda da incelemeye dayalı bir görüşe yer verilmemiştir. Keza dava konusu bağımsız bölümün hayvan maması ve bakım ürünlerinin satışının yapıldığı ticari nitelikli işyeri olarak kullanıldığı iddiası da yeterince tahkik edilmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, mahkemece eksik incelemeye dayalı olarak davanın kabulüne karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
Mahkemece yapılacak iş; davaya konu teşkil eden iddialarla ilgili özel ve teknik bilgilere sahip uzman bir bilirkişi veya uzmanlardan oluşan üç kişilik bilirkişi kurulu oluşturulup, mahallinde yeniden inceleme yapılarak yukarıdaki hususlara açıklık getiren rapor almak ve bu raporun bozma gereklerine uygunluğu denetlenip, rahatsız edici durumlarla ilgili olarak ve dava konusu yerde ticari faaliyette de bulunulduğu konusunda davacının ortaya koyacağı deliller de toplanarak hasıl olacak sonuca göre bir karar vermek olmalıdır.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 11.07.2001 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy