(2942 S. K. m. 11) (634 S. K. m. 46)
Dava: Dava dilekçesinde kamulaştırma bedelinin arttırılması ile faiz ve masrafların davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Bilirkişi Kurulu raporlarında somut emsal alınan 1865 nolu parselin tapu kaydındaki satış, raporlarda kabul edildiği gibi arsadaki pay satışı olmayıp kat irtifaklı anagayrimenkulün bir bağımsız bölümünün satışıdır. Kat mülkiyeti ya da kat irtifakı kurulu binaların bağımsız bölüm satışlarında binanın niteliği, inşaat kalitesi, bağımsız bölümlerin iç düzeni, cephesi gibi özellikleri fiyatın belirlenmesinde ölçü olup, asıl olan zemin değerinden ziyade üzerindeki bağımsız bölümlerin kendisidir. Taşınmaz satış bedelinden bina değerinin düşülmesi suretiyle belirlenecek zemin değeri dahi sadece arsa özelliği ağırlıklı olan dava konusu taşınmaz ile karşılaştırılmasında yanılgıya sebebiyet verecek niteliktedir. Kaldı ki, raporlarda taşınmazın satış değerinden bina değeri Kat Mülkiyeti Yasasının 46. maddesinin son fıkrasında öngörülen usule uygun olarak da düşülmemiştir.
Mahkemece, bu hususlar gözardı edilerek sadece kat irtifaklı binaya ait bağımsız bölümün satışının emsal olarak alındığı raporlara göre karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Öte yandan, her üç raporda da aynı emsal somut emsal olarak incelenmiş olmasına rağmen dava konusu taşınmazın birinci raporda emsalin %24'ü, ikinci ve üçüncü raporda ise %82'si değerinde olduğu belirtilmiş olup, raporlar arasında çelişki düzeyindeki bu aşırı farklılık bilirkişi raporlarına olan güveni olumsuz etkileyeceği cihetle mahkemece bu çelişkinin giderilmesi yoluna gidilmemiş olması da doğru değildir.
Dairece aynı gün incelenen Mersin 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1999/968 esas-2001/144 karar sayılı (Dairenin 2001/9065 esas-10037 karar) dosyasında dava konusu taşınmaza komşu olan 236 nolu parsel için aynı emsal somut emsal olarak incelenmiş, bu defa da bilirkişiler komşu taşınmazın emsalin %50 değerinde olduğunu belirtmiş olup, komşu taşınmazların böylesine farklı oranlarda değerlendirilmesi de bilirkişi raporlarında incelemenin gerçekçi olmadığını göstermektedir.
Dava konusu taşınmazın ferağdan önceki malikini gösterir tapu kaydı getirtilerek davacının mülkiyet hakkının belirlenmemiş olması da doğru bulunmamıştır.
Mahkemece, yukarıdaki eksiklikler giderilip bilirkişi kurullarından ek raporlar alınarak hasıl olacak sonuca göre karar verilmelidir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 08.11.2001 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy