(634 S. K. m. 18)
Dava: Dava dilekçesinde gürültünün önlenmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen hüküm taraflarca temyiz edilmiş olup, incelemenin duruşmalı olarak yapılması ise davalı vekili tarafından yasal süresi içinde verilen temyiz dilekçesi ile istenilmekle taraflara yapılan tebligat üzerine duruşma için tayin olunan günde temyiz edenlerden davalı Vek. Av. S. Özersin ile davacı Vek. Av. Ü. Özdoğan geldiler. Gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, tetkik hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü:
Karar: Kat Mülkiyeti Yasasının 18. maddesi hükmüne göre kat malikleri, gerek bağımsız bölümlerini gerek eklentileri ve ortak yerleri kullanırken doğruluk kaidelerine uymak, özellikle birbirini rahatsız etmemek, birbirinin haklarını çiğnememek ve yönetim planı hükümlerine uymakla karşılıklı olarak yükümlüdürler.
Apartmanda kat maliki ve diğer sakinlerin, hayatın olağan akışı içerisindeki ses ve eylemlerinden tahammül sınırlarını aşmayan gürültü, koku ve benzeri durumlara karşılıklı olarak katlanmaları gerekir. Bu bağlamda müzik aletleri ve diğer teknik araç ve gereçlerin kullanımından doğan makul düzeydeki gürültülerden rahatsız olunduğu iddia edilemez. Davaya konu piyanonun çıkaracağı sesin üst ve alt katlarda bizatihi duyulmuş olması rahatsızlık verildiği anlamına gelmez ve rahatsızlık, kişiye göre farklı algılanıp yorumlanabilen bir kavram olup, konunun objektif bir kıstas ve ölçü boyutlarında değerlendirilip nitelendirilmesi gerekir.
Bu bakımdan normal kullanım şartlarında piyanonun çıkardığı sese bağlı gürültünün uzman bir bilirkişi aracılığı ile ölçümleme yapılarak tahammül edilebilir desibal sınırını aşıp aşmadığı ve aşıyorsa ekonomik bir şekilde bu sınırın altına nasıl önlem alınarak düşülebileceğinin yine bilimsel ölçümleme ve verilere dayanılarak tespiti gerekirken bilirkişinin mahallinde uygulamada vardığı kişisel kanaate dayalı olarak gürültünün varlığının kabulü ile buna göre önlem getirilmiş olması doğru değildir.
Mahkemece, yukarıda açıklanan bozma gerekleri doğrultusunda mahallinde yeniden keşif ve uygulama yapılıp, alınacak bilirkişi raporunun uygunluğu da denetlenip, hasıl olacak sonuca göre karar verilmelidir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, Yargıtay duruşmasında vekille temsil edilen davacı ve davalı yararına takdir edilen 97.500.000 TL. vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa, davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine, temyiz peşin harçlarının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 22.11.2001 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy