(634 S. K. m. 33, 34, 35) (1086 S. K. m. 388, 389)
Dava: Dava dilekçesinde parti merkezi olarak kullanılan meskenin tahliyesi ve projeye aykırı yapılan balkon demirlerinin eski hale getirilmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Dava dilekçesinde, üzerinde kat mülkiyeti kurulu bulunan ana gayrimenkulün 1 nolu bağımsız bölümü tapuda mesken nitelikli olarak gösterildiği halde, davalı siyasi partiye il merkez binası olarak kullanılmak üzere diğer davalı malik tarafından kiraya verildiği ve ayrıca 1 ve 2 nolu bağımsız bölümlerin balkonlarına projeye aykırı olarak demir iskeleler yaptırıldığı ileri sürülerek, projeye aykırılığın giderilmesi ve mesken nitelikli 1 nolu bağımsız bölümün davalı partinin tahliyesi suretiyle eski hale getirilmesine karar verilmesi istenilmiştir.
Dosyada mevcut tapu kaydına göre, davacı yönetici kat maliki değildir. Kat malikleri kurulunun 15.11.2000 tarihli toplantısında, 1 ve 2 numaralı bağımsız bölümlerin balkonundaki demirlerin sökülmesi, sökülmez ise yasal yollara başvurulmasına karar verilmiş, 10.1.2001 tarihli toplantıda da apartman yöneticilerinden Muhsin'e apartman işleri için avukat tutmaya, vekalet vermeye ve adli işleri takibe yetkili kılınması kararlaştırılmış olduğu dosyada mevcut karar fotokopilerinin incelenmesinden anlaşılmıştır. Bu belgeler dışında yöneticinin, 1 nolu bağımsız bölümün parti merkezi olarak kullanılması nedeniyle eski hale getirilmesi için dava açılması konusunda yetkili kılındığına dair bir karar ve belge dosyada bulunmamaktadır.
Kat Mülkiyeti Yasasına ve Yargıtay'ın yerleşmiş uygulamalarına göre bu tür davaların malik olmayan yönetici tarafından açılabilmesi için kat malikleri kurulunca kendisine açıkça bir yetki verilmiş veya sonradan yetkili kılınmış olması gerekmektedir.
Somut olayda davacı yöneticinin 1 ve 2 nolu bağımsız bölümlerin balkonlarındaki projeye aykırılığın giderilmesi konusunda yukarıda açıklanan kararlara göre yetkili olduğu anlaşılmakta ise de, 1 nolu bağımsız bölümün tapu kaydındaki mesken niteliğine dönüştürülmesi konusunda yetkisinin bulunmadığının kabulü gerekir.
Bundan ayrı, 1 ve 2 nolu bağımsız bölümlerin balkonlarına projeye aykırı olarak konulan demir profillerin sökülmesine bilirkişi raporuna dayanılarak karar verilmiş, ancak, bu karar HUMK. nun 388. ve 389.maddelerinde aranılan açıklıkta olmayıp infazda tereddüt uyandıracak nitelikte bulunmaktadır.
Kabule göre de;
Kat Mülkiyeti Yasasının 33. maddesi hükmü uyarınca kat maliki veya onlar adına yönetici tarafından açılan davalarda davaya konu edilen bütün hususların incelenip soruşturulmasının tamamlanması ve varılacak sonuca göre davalı tarafa bir süre tanınması gerekiyorsa bu sürenin nihai kararla birlikte verilmesi gerekir. Hal böyle iken olayımızda, mesken nitelikli 1 nolu bağımsız bölümün parti merkezi olarak kullanılmasının uygun olmadığı sonucuna varılıp eski hale getirilmesine yargılama sırasında ara oturumda karar verilmiş ve bu kararla davalı partiye bir aylık süre tanınmış, bu sürenin bitiminde eski hale getirilmediğinin anlaşılmasından sonra nihai kararla tahliyesine karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmemektedir.
Mahkemece yapılacak iş, davacı yöneticinin mesken nitelikli 1 nolu bağımsız bölümün parti merkezi olarak kullanılması ile ilgili olarak eski hale getirme ve tahliye konusunda yetkili olduğunu gösteren kat malikleri kurulu kararı varsa getirmesi, yoksa bu hususta kendisine icazet verildiğini gösteren kararı sağlayıp ibraz etmesi için kendisine uygun süre verilip, bu süre sonunda karar sağlandığı takdirde yukarıda açıklanan bozma gereğine de uyulmak suretiyle; ayrıca, bilirkişiden, 1 ve 2 nolu bağımsız bölümlerin balkonlarında projeye aykırı olarak yapılan işlerin ne olduğunu onaylı proje de uygulanılarak açık, şüphe ve tereddüde meydan vermeyecek şekilde açıklayan ve bu durumu çizilecek krokide gösteren ek rapor alınmalı ve bu raporun uygunluğu da denetlenip varılacak sonuca göre her iki konuda bir karar vermek olmalıdır.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 05.11.2001 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy