(634 S. K. m. 24)
Dava: Dava dilekçesinde tapuda mesken nitelikli bağımsız bölümün klinik olarak kullanıldığı ileri sürülüp meskene dönüştürme istenilmiştir.
Mahkemece davanın reddine dair verilen hükmün temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması davacılar vekili tarafından yasal süresi içinde verilen temyiz dilekçesi ile istenilmekle taraflara yapılan tebligat üzerine duruşma için tayin olunan günde temyiz eden davacı Vek. Av. H. M. ile aleyhine temyiz olunan davalı Vekili Av. M. T. geldiler. Gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, tetkik hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü:
Karar: Kat Mülkiyeti Kanununun 24 üncü maddesinde, kat mülkiyeti kurulu binaların mesken veya işyeri niteliğindeki bağımsız bölümlerinin dispanser, klinik ve poliklinik niteliğinde olmayan doktor muayenehanesi dışında, hastane, dispanser, klinik ve poliklinik olarak kullanılması yasaklanmıştır.
Dosyadaki bilgi ve belgelere göre tapuda mesken nitelikli bulunan dava konusu bağımsız bölümde davalının, Yataklı Tedavi Kurumları Fiyat tarifesinde orta çaplı bir ameliyat olarak nitelendirilen hemoroit ameliyatı ve başka küçük operasyonlar yaptığı sabittir.
Yargıtay uygulamalarında, doktorların teşhise yönelik hasta muayeneleri dışında, klinik veya hastanelerde yapılması gereken orta ve büyük çapta ameliyatların yapıldığı yerler muayenehane niteliğinde kabul edilmemektedir. Muayenehanelerde acil durumlarda küçük çapta operasyon ve pansuman gibi tedaviye yönelik işlemler yapılabilirse de, yukarıda değinildiği gibi ameliyat ağırlıklı operasyon ve yataklı tedavi uygulanamaz. Bu durumda mahkemece, yukarıda sözü edilen tarifede orta çaplı bir ameliyat olduğu zikredilmekle beraber Hemoroite yönelik bir ameliyatın usulüne uygun ameliyathane bulunan klinik veya hastanede yapılmasının zorunlu olup olmadığı, bu ameliyenin doktor muayenehanelerinde de yapılıp yapılamayacağının araştırılması ve bu bağlamda konunun normal olarak Sağlık Bakanlığınca belirlenip düzenlenmesi gerektiği gözetilerek bu hususun öncelikli Sağlık Bakanlığından sorulup tespitinden sonra bu bilgi de değerlendirilmek suretiyle bilirkişi tarafından rapor verilmesi gerekirken, dava konusu yerde muayeneye yönelik araç ve gereçler dışında bir teşkilat bulunmamasına dayalı olarak bu yerin muayenehane olduğu sonucuna varan bilirkişi raporuna göre hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, Yargıtay duruşmasında vekille temsil edilen davacı yararına takdir edilen 97.500.000 TL. vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 22.11.2001 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy