(2004 S. K. m. 67) (1086 S. K. m. 284)
Dava: Dava dilekçesinde itirazın iptali istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Dava dilekçesinde, 13 ve 14 nolu bağımsız bölümlerin maliki bulunan davalının 1997 ve 1998 yılları ortak gider borçlarını ödemediğinden dolayı hakkında 803.943.000 TL. üzerinden yapılan icra takibine vaki itirazının kaldırılıp icranın devamına karar verilmesi istenilmiştir. Bilirkişi raporunda, davalının 1997 ve 1998 yıllarına ait ortak gider borçlarının önce bağımsız bölümlerden birisi için hesaplama yapılıp, bulunan miktar ikiye katlanmak suretiyle toplam borç miktarının (gecikme tazminatı dahil) 774.386.429 TL. olduğu belirlenmiş, 1999 yılı ortak gider borçları için yapılan takip yönünden ise işletme projesinin kesinleşmediği gerekçesi ile bununla ilgili istemin reddi gerektiği bildirilmiştir.
Mahkemece, bilirkişinin bu saptaması esas alınarak talebin kısmen kabulüne karar verilmiş ise de, bilirkişi raporu hüküm kurmaya yeterli değildir.
Şöyle ki; davalının savunmasında da belirttiği üzere 13 nolu bağımsız bölümü kiracısı tarafından kullanılmakta olup, sadece 14 nolu bağımsız bölüm davalının kullanımındadır. Dosyada mevcut işletme defterindeki kayıtların incelenmesinden, 13 nolu bağımsız bölüme ait ortak gider aidatlarının, çoğunluğunun zamanında; gecikenlerin de gecikme tazminatı ile birlikte (muhtemelen kiracı olan) Hakan Kural isimli kişi tarafından ödendiği anlaşılmaktadır. Bilirkişi raporunda, 13 nolu bağımsız bölüm ile ilgili bu ödemelere yer verilmemiş, bu bölümle ilgili aidatlar da hiç ödenmemiş gibi hesaplama yapılmıştır.
Bu duruma göre, 14 nolu bağımsız bölüm için hesaplanan ortak gider borcunun iki katının alınıp bunun tamamından davalının sorumlu olduğu sonucuna varılması doğru bulunmamaktadır.
Mahkemece, bilirkişiden, davalının her iki bağımsız bölümü ile ilgili ortak gider hesabının, defter ve diğer belgeler yeniden ve detaylı bir şekilde çıkartılmasının istenilip, bu hususta alınacak ek raporun, bozma gereklerine uygunluğu da denetlenerek davalının borçlu olduğu miktar belirlenmeli ve hasıl olacak bu sonuca göre karar verilmelidir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 08.11.2001 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy