(1086 S. K. m. 275, 428) (743 S. K. m. 618)
Dava: Dava dilekçesinde müdahalenin meni istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Kat Mülkiyeti Kanunu'ndan doğan uyuşmazlıklar aynı taşınmaz üzerindeki kat malikleri veya bunlarla yönetici ve deneticiler arasında çıkması halinde bu kanun hükümlerine göre çözümlenir. Ayrı ayrı taşınmazlar arasındaki uyuşmazlıklarda bu kanun hükümlerinin uygulanması mümkün olmayıp, bunlar için miktar belli ise bu miktar ve değer esas alınarak genel hükümler çerçevesinde Asliye veya Sulh Hukuk Mahkemesinde çözümlenmesi gerekir. Kat Mülkiyeti Kanunu'ndan doğan uyuşmazlıklar ise Kat Mülkiyeti Kanunu'nun ek 1. maddesi gereğince değerine bakılmaksızın Sulh Hukuk Mahkemesinde çözümlenir.
Somut olayda, davacı N. 5737 ada 1 parsel üzerinde bağımsız bölüm maliki iken, davalılar Ali ve Ayşe 5736 numaralı komşu adada 1 nolu parselde kat malikidir. Davalı kooperatif ise davacı ile aynı parselde kat maliki olmadığı gibi, projeye aykırılıkları ileri sürülen yapı ve ilaveler konusunda bir eylem ve iştiraki bulunmamaktadır.
Dava dilekçesinde davalılar Ali, Ayşe ve İlhan'ın kendi bağımsız bölümlerinin dış cephelerinde ve bahçelerinde projeye aykırı olarak bir takım değişiklikler yaptıkları ve kooperatifin de bu değişiklikler konusunda dava açmamak suretiyle bunların eylemine göz yumduğu ileri sürülerek projeye aykırılıkların giderilip eski hale getirilmesi isteminde bulunulmuştur. Mahallinde yapılan keşif sonucu bilirkişinin düzenlediği raporda davalılar Ali, Ayşe ve İlhan'ın dava dilekçesinde belirtilen şekilde ortak yerlere müdahaleleri sabit görülmüştür. Mahkemece bilirkişi raporu doğrultusunda davalıların ortak yerlere müdahale ettiği kabul edilerek davanın kabulü yolunda hüküm kurulmuştur.
Davalı İlhan, davacı N.la aynı parsel üzerinde kat maliki olması nedeniyle ve bilirkişi tarafından davada ileri sürülen aykırılıklar da aynen tespit edildiğinden bunun hakkında meni müdahale ve eski hale getirme yolunda karar verilmesinde ise bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yukarda açıklandığı üzere, dosya münderecatına göre davalılardan kooperatifin projeye aykırı olduğu ileri sürülen müdahalelerde, herhangi bir eylemi veya diğer davalıların eylemine iştirakı söz konusu olmadığından, hakkındaki davanın reddi gerekirken kooperatifi de kapsar şekilde karar verilmesi doğru değildir. Davacı ile aynı parsel üzerinde kat maliki bulunmayan Ali ve Ayşe yönünden ise davacı ve davalılar arasında sözleşmeye (site yönetim planı vs.) veya sair suretlere dayalı bir hukuki ilişki taraflarca ileri sürülüp gösterilmemiştir. Projeye aykırılık ve eski hale getirme iddiasının öyle bir hukuki ilişkiye dayalı olup olmadığının araştırılıp, tespitinden sonra müdahale konusu işlerin değerinin bilirkişiler marifetiyle tespit ettirilip, bulunacak değeri dava tarihi itibariyle Asliye Hukuk Mahkemesinin görevi kapsamında bulunması halinde mahkemenin görevsizliğine ve dosyanın bunlar hakkında tefriki ile görevli Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, değeri itibariyle Sulh Hukuk Mahkemesi kapsamında ise Kat Mülkiyeti Kanunu'nun hükümleri uygulanmayıp varsa aralarındaki sözleşmeye ve Türk Medeni Kanunu'nun Komşuluk Hukuku'na ilişkin hükümleri dairesinde değerlendirilip buna göre çözümlenmesi gerekirken davacı ve bu davalılar arasında uygulama yeri olmayan Kat Mülkiyeti Kanunu hükümlerine göre çözümlenmesi doğru değildir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 15.02.2001 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy