(818 S. K. m. 41) (1086 S. K. m. 428)
Dava: Dava dilekçesinde davalının balkonlarından akan su sızıntılarının önlenmesi ile bu yüzden uğranılan 600.000.000 TL. zararın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içerisinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki tüm kağıtlar okunarak gereği düşünüldü:
Karar: Davacı dava dilekçesinde, davalının maliki bulunduğu 11 no.lu bağımsız bölümünün ön ve arka balkonlarına yığmış olduğu eşyaların (çiçek saksıları, saksı kabları ve sair atıkların), 22.12.1999 gününde ve izleyen günlerde yağan yağmur sularının birikmesine yol açtığını ve burada biriken suların da alt katlara akması sonucu kendisine ilişkin 9 no.lu bağımsız bölümünde hasara sebebiyet verdiğini ileri sürerek, davalının balkonlarına koyduğu eşya ve sair atıkların kaldırılması suretiyle hasara neden olan durumun önlenmesine ve bu yüzden bağımsız bölümünde oluşan hasarın giderimi için 600.000.000 TL. tazminat ödemesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ise, 22.12.1999 gününde çıkan fırtına yüzünden evlerin çatılarının uçtuğunu, pencereler ne kadar sağlam olursa olsun şiddetli yağan yağmur sularının sadece alt katları değil üst katları da bastığını, bu olayda kendi kusurunun olmadığını, ayrıca davacının aynı konuda açtığı başka davaların da bulunduğunu belirterek, hakkında yersiz açılan bu davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Dava konusu taşınmazın yerinde yapılan keşif sonrası bilirkişi İnşaat Yüksek Mühendisi F. E. tarafından düzenlenen 28.2.2001 tarihli raporda; davacıya ilişkin 9 no.lu bağımsız bölümün tuvalet, banyo, koridor ve odalar ile salonun tavan ve duvarlarında küflenmeler, kararmalar, sıva ve badanalarda kabarmalar olduğu, arka odaların kağıt kaplamalarının yer yer hasar gördüğü, oda ahşap penceresi ile salonun perde tahtasının ıslanıp şiştiği, yer kaplamalarının lekelendiği saptandıktan sonra, sayılan bu hasarlara bir üst kattaki davacıya ilişkin 11 no.lu bağımsız bölümden akan su sızıntılarının sebebiyet verdiği belirtilerek, sızıntının önlenmesi için davalının bağımsız bölümündeki temiz ve atık su tesisatları ile tuvalet banyo ve balkonların zemin döşemelerinin onarılıp yenilenmesi gerektiği görüşüne yer verilmiş, bunun için gerekli giderler ve davacının dairesindeki hasarın giderim tutarı gösterilmiştir.
Mahkemece, yukarda açıklanan bilirkişi raporuna dayanılarak davanın kabulüne karar verilmiş ise de, davacının dava dilekçesindeki istemi ile dosyada toplanan sair belge ve bilgiler dikkate alındığında yazılı olduğu biçimde hüküm kurulmasında isabet yoktur.
Şöyle ki;
Davacı dava dilekçesinde, bağımsız bölümünde oluşan hasarın, davalının ön ve arka balkonlarına koyduğu eşya ve atık maddeleri yüzünden biriken yağmur sularının aşağı akması sonucu oluştuğunu ileri sürerek, salt bu yüzden uğradığı zararın tazmini ile söz konusu eşyaların balkonlardan kaldırılmasını ve bu hususta gerekli önlemlerin alınmasını istemiştir. Oysa hükme dayanak yapılan bilirkişi raporunda, davacının bağımsız bölümünde oluşan hasarın yalnız balkonlardan değil, davalının bağımsız bölümündeki temiz ve atık su tesisatı ile tuvalet ve banyo döşeme kaplamalarındaki arızadan kaynaklandığı saptanmıştır ki, bunlar bu davanın konusu dışındadır. Öte yandan, dosya içerisindeki (Yüksek İnşaat Mühendisi Abdullah Tuncer tarafından düzenlenen) 5.3.1999 tarihli bilirkişi raporunda, davacının bağımsız bölümünde saptanan hasarlı kısımların, hükme dayanak yapılan bilirkişi raporunda belirtilenlerle aynı olduğu ve bu hasarın davalının 11 no.lu bağımsız bölümündeki tuvaletlerin su tesisatından Ssindeki bir arızadan kaynaklandığı ve buradaki arızanın onarılıp giderildiği, bundan ayrı davalının banyosunun gerek taban seramik döşemelerinin gerekse tesisatlarının sağlam olduğu, balkonda çiçek saksılarının bulunduğu ancak taban döşemesinin seramikle yeni kaplanmış olduğu ve su sızdırmadığı, sonuç olarak 11 no.lu bağımsız bölümden 9 no.lu bağımsız bölüme herhangi bir su sızıntısının sözkonusu olmadığı, davacının bağımsız bölümündeki mevcut görüntülerin eski ve yanıltıcı bulunduğu görüşüne yer verilmiştir.
Bu durum karşısında mahkemece, davacının istemi ile bağlı kalınarak 22.12.1999 gününde ve izleyen günlerde yağan yağmur sularının davalının balkonuna birikmesi sonucu aşağı kata sızarak davacının bağımsız bölümünde oluşturduğu ileri sürülen hasarın varlığının saptanması, özellikle bilirkişiden bu konuda ek rapor alınarak -gerektiğinde yerinde yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılarak- davalının balkonlarından davacının bağımsız bölümüne birikinti suların akıp akmadığı, akmışsa nerelerde ne gibi hasar oluşturduğu, alınması gereken önlemler ile davacının salt bu yüzden uğradığı zararın miktarının açıkça belirlenmesi, aynı konuda açılmış başka davaların bulunduğu yönündeki davalının savı da değerlendirilip varsa o dava dosyalarının da getirtilip incelenerek dava konusu olayla ilgili olup olmadığının tespiti, bütün bunlardan sonra oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı olduğu biçimde -istem de aşılarak- hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Bundan ayrı, davalının bağımsız bölümünden geldiği kabul edilen su sızıntılarının önlenmesi için gerekli giderlerin onarımın yapılacağı tarihte değişeceği gözetilmeden, bilirkişinin dava tarihi itibariyle saptadığı giderin hüküm altına alınması da yerinde değildir.
Sonuç: Bu itibarla yukarda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı biçimde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu sebeplerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istem halinde temyiz edene iadesine, 15.11.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy