(1086 S. K. m. 91)
Dava: Dava dilekçesinde 17.9.2000 tarihli Kat Mülkiyeti Kanununun iptali ile davacıların yasal olarak yöneticilik vasfının devam ettiğinin tespitine karar verilmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve davalı tarafın temyiz cevap dilekçesindeki duruşma istemi pul eksikliği nedeniyle reddedildikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davacılar C. Özgürel, S. Çelen ve A. B. vekili tarafından 4.10.2000 tarihli dilekçe ile açılan davada; Çağdaş Anadolu Sitesi Yönetim Kurulu üyeleri olan davacıların bu görevlerini yürütürken kat malikleri kurulunun 17.9.2000 tarihli toplantıda yeterli çoğunluk sağlanmadan aldığı siteye yeni yönetici seçilmesine dair kararının usul ve kanuna aykırı olduğundan bahisle iptali istenilmiştir.
Yargılama aşamasında, anılan site kat malikleri kurulu 11.2.2001 tarihinde 49 kişinin katılımı ile yeniden toplanıp, yeni yönetim kurulunu belirlemiş, bu yeni seçilen ve aynı zamanda davada davalı durumunda olan C. Biçer, S. Kaya ve G. Sezginer'den oluşan yönetim kurulu mahkemeye sundukları 14.3.2001 tarihli dilekçe ile yönetim adına açılan davadan feragat ettiklerini bildirmişler ve mahkemece de bu feragat geçerli kabul edilerek davanın reddine karar verilmiştir.
Her davanın dava tarihindeki koşullara göre değerlendirilmesi gerekmektedir. Ayrıca, söz konusu dava, önceki yöneticiler tarafından kendi adlarına açılmış bir kişisel dava niteliğindedir. Bu nedenle davadan feragat hakkı da kendilerine aittir. Bu bakımdan sonradan yönetici seçilen ve bu davada davalı sıfatını taşıyan kişilerin hükmü şahsiyeti olmayan yönetim adına da davadaki sıfatları ile bağdaşmayan şekilde feragat etmelerinin hukuki bir geçerliliği yoktur.
Öte yandan iptali istenen kat malikleri kurulu kararına olumlu oyları ile katılan bağımsız bölüm malikleri H. Aydın, A. Yüceer ve H. Urhal'a da dava dilekçesinin tebliğ edilip davaya katılımlarının sağlanması gerektiğinin düşünülmemesi de doğru değildir.
Bu duruma göre mahkemece yukarda açıklandığı üzere taraf teşkili sağlandıktan işin esasına girilerek gerekli bilgi ve belgeler toplandıktan sonra davacıların 17.9.2000 tarihli karara yönelik iptal istemlerinin usul ve yasaya uygunluğunun incelenip hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken uygun düşmeyen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 28.11.2001 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy