(634 S. K. m. 19)
Dava: Dava dilekçesinde yönetici atanması ve aidatların tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davacı dava dilekçesinde, kat maliklerinin 26.1.2001 tarihli toplantısında, kendisinin yönetici seçilmesinin ve onarımı gereken çatının tarafından onarılması için yetkili kılınmasının ve her bağımsız bölümden bu iş için ayrı ayrı 15.000.000 TL. toplanmasının kararlaştırıldığını, ancak kat maliklerinin hazırlanan kararı sonra imzalarız diye imzalamaktan kaçındıklarını ve hatta birkaç ay onarım giderinin avanslarını ödedikleri halde sonradan ödemekten sarfınazar ettiklerini, bu arada zorunlu olan çatı onarımını kendi cebinden harcayarak yaptırdığını ileri sürüp davalı kat maliklerinden paylarına düşen onarım giderlerinin tahsiline karar verilmesini ve ayrıca yöneticisi olmayan anagayrimenkule bir yönetici atanmasını talep etmiştir.
Davalılardan Hamit, davacıya çatı onarımı konusunda yetki verdiklerini ancak kendisinin bu yetkiyi aşarak çatı üzerini eternit yerine kiremitle döşediğini, bu nedenle istenilen masrafı ödemediklerini bildirmiş, diğer davalılarda davacının yönetici seçilmediğini ve yaptığı harcamanın usulüne uygun olmadığını belirtip davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece, yerinde keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılmamış, davacının usulen seçilmiş bir yönetici olmadığından çatı onarımı için aidat toplamaya yetkisinin bulunmadığı, yönetici atanması konusunda da, kat malikleri kurulunun bu konuda toplanamaması veya karar verememeleri söz konusu olmadığı gerekçeleri ile her iki istemin reddine karar verilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden, 23 nolu bağımsız bölüm maliki olan davacının, bağımsız bölümünün üst katta bulunduğu ve çatının onarılmaması sonucu akıntı ve sızıntıdan etkilenip bunun giderilmesi bakımından zorunluluk görerek davalıların da bilgisi dahilinde çatının onarımını bizzat yaptırdığı anlaşılmaktadır.
Kat Mülkiyeti Kanununun 19. maddesinin ilk fıkrası hükmüne göre kat maliklerinden her birisi anagayrimenkulün bakımına ve mimari durumu ile güzelliğini ve sağlamlığını titizlikle korumaya mecbur olduğu gibi bu konulardaki borç ve sorumlulukların yerine getirilmesini diğer kat maliklerinden istemeye hakkı da mevcuttur. Özellikle yapılması zorunlu olan çatı onarımları bakımından kat malikleri kurulunun toplanmasını sağlayamamış ve çatıdaki bozukluktan etkilenmiş olan kat malikinin veya yöneticinin gerekli onarımı bizzat yaptırmış olması durumunda bunun gerektirdiği ve sarf ettiği meblağı diğer kat maliklerinden sorumlu oldukları oranlarda isteyebileceği Yargıtay uygulamalarında kabul edilmektedir.
Bu bakımdan mahkemece yerinde bilirkişiye çatıdaki onarımın zorunlu olup olmadığının ve yapılan onarımın nelerden ibaret olduğunun ve bunların maliyetinin ne olduğunun ayrıntılı bir şekilde incelettirilip rapor alındıktan sonra yapılan onarımdan ve bunun gerektirdiği masraftan diğer kat maliki olan davalıların esasen sorumlu oldukları ve binaya yapılan katkıdan yararlandıkları da haksız zenginleşme kuralı çerçevesinde gözetilmek suretiyle durumun değerlendirilip davalı kat maliklerinden her birinin payına düşen çatı onarım giderine hükmedilmesi gerekirken yerinde olmayan gerekçelerle onarım giderlerine yönelik istem bakımından da davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 17.10.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy