(2942 S. K. m. 11, 14) (3194 S. K. m. 18)
Dava: Dava dilekçesinde kamulaştırma bedelinin arttırılması ile faiz ve masrafların davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme ile alınan raporlar hükme yeterli değildir. Şöyle ki;
1-Birinci bilirkişi raporunda emsal incelemesi ve dava konusu taşınmazla karşılaştırma yapılmaksızın, genel nitelikteki değerlendirmelerle yetinilmiş olması,
2-İkinci bilirkişi raporunda somut emsal alınan 448 parsel sayılı taşınmazın, satış tarihi, satış bedeli ve taraflarını da gösteren tapu kayıt örneğinin getirtilip raporların denetlenmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
3-Somut emsal alınan 448 parsel sayılı taşınmazın satış tarihi olan 21.07.1989 tarihinden önce, dava konusu taşınmazın değerlendirmeye esas alınan 6.4.2000 tarihinden önce belediye tarafından yapılmış bir imar düzenlemesi çalışması sonucunda oluşmuş parseller olup olmadıklarının belediye imar ve tapu sicil müdürlüklerinden araştırılması ve hasıl olacak sonuca göre dava konusu taşınmaz için belirlenen bedelden İmar Kanununun 18/2 maddesi gereğince düzenleme ortaklık payına tekabül edecek oranda indirim yapılması gerekip gerekmediğinin tespiti ve gerekiyor ise bu hususta bilirkişilerden ek raporlar alınması gerektiğinin dikkate alınmaması,
4-2942 Sayılı Yasanın 11.maddesinin ( d ) bendinde vergi beyanı, kıymet takdirinde gözönünde tutulması gereken esaslar arasında sayılmıştır. Bu nedenle dava konusu taşınmazın ve emsal alınan taşınmazın değerlendirme tarihindeki beyan edilen vergi beyanları ile bu taşınmazların bağlı bulundukları cadde veya sokak için belediyelerce emlak vergisine esas olmak üzere belirlenen m2 fiyatları ilgili belediyeden getirtilerek bu değerlere göre verilen m2 fiyatının mukayese edilmesi gerekir.
Emsalin ve dava konusu taşınmazın emlak vergisine esas değerlerinin birbirine oranı ile bilirkişi raporlarında emsal karşılaştırması sonucu değerlendirmeye esas alınan oran birbirinden fahiş ölçüde farklı ise, mahkemece bu farklılık ve çelişki bilirkişi kurulundan ek rapor alınarak mutlaka giderilmelidir. Bu hususlar yerine getirilmeden değerlendirme yapan raporlara göre hüküm kurulması,Doğru görülmemiştir.
Kabule göre de; artırılan bedel faizine kamulaştırılan taşınmazın mülkiyetinin davalı idareye intikal ettiği tarih ( bu davada kamulaştırmanın kesinleştiği tarih olan 6.5.2000 ) yerine daha önceki bir tarihten itibaren hükmedilmiş olması da usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 9.12.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy