(2942 S. K. m. 11, 15) (1136 S. K. m. 164) (1086 S. K. m. 417)
Dava: Dava dilekçesinde kamulaştırma bedelinin arttırılması ile faiz ve masrafların davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Mahkemece bozma ilamına uyularak karar verilmişse de bozma gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir.
Şöyle ki;
1- Birinci bilirkişi kurulu tarafından düzenlenen ek raporda somut emsal olarak kabul edilen 2956 parsel sayılı taşınmazın alıcısı, satıcısı ile satış tarihi ve değerini gösterir biçimde tapu kaydının getirtilip raporun denetlenmemiş olması,
2- Kıymet takdir komisyonunca belirlenen değer ile bozma sonrası düzenlenen ek raporda saptanan değer arasında önemli oransızlık (Yargıtay uygulamalarına göre %100'ü aşan) bulunduğu halde 2942 Sayılı Yasanın 15. maddesinin 11. fıkrası uyarınca ikinci bilirkişi kurulundan da ek rapor alınmadan tek raporla karar verilmesi,
3- Karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine dayanılarak karşı tarafa yüklenen avukatlık ücretinin Avukatlık Yasasının (değişik) 164/son maddesi hükmünün yorumlanmasında hataya düşülerek taraflar yerine doğrudan avukata ödenmesine karar verilmesi,
Doğru görülmemiştir.
Dairece aynı gün incelenen mahkemenin 2001/304-2002/159 sayılı Dairenin 2002/10339 sayılı dosyasında mevcut tapu kaydında 2956 parsel sayılı taşınmazın 100.000.000 TL. bedelle satıldığı belirtilmiş iken birinci bilirkişi kurulu tarafından düzenlenen ek raporda bu emsal satış 1.000.000.000 TL. kabul edilerek hesaplama yapılarak bedel tespit edilmiştir. Bu durum gözetildiğinde emsalin 100.000.000 TL. üzerinden gösterilen satışının emsal olamayacağı sonucuna varılması halinde gerekirse yeniden emsal araştırması yapılmalı ve bilirkişi kurullarından yeni emsallere göre değerlendirme yapan ek raporlar alınmalı raporların farklı m2 değerlere ulaşılması ve davacının düşük değerli raporu kabul etmemesi halinde yeni bir bilirkişi kurulu oluşturularak rapor düzenlettirilmeli ve hasıl olacak sonuç doğrultusunda karar verilmelidir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, 07.11.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy