(2942 S. K. m. 11)
Dava: Dava dilekçesinde kamulaştırma bedelinin arttırılması ile faiz ve masrafların davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Tamamı 5.900 m2 olup 2562 m2'lik kısmı kamulaştırılan taşınmazın kamulaştırılan kesimi üzerinde yeter sayıda meyveli kaysı ağaçları bulunduğu anlaşılmakla, kapama meyve bahçesi olarak değerlendirilmesinde bir isabetsizlik yoktur.
Ancak; 1- Yargıtay uygulamalarında, üzerinde kapama bahçe niteliği vermeye yetecek sayıda meyve ağacı bulunan taşınmazın değerlendirilmesinde, bu ağaçların -cins ve yaşı itibariyle normal sıklıkta dikildiğinde- bölgedeki dekar başına ortalama verim miktarının ilgili tarım müdürlüğünden sorulup bu miktarın esas alınması aranmakta, kapama bahçe değerlendirmesine esas alınan ağaçların her birisinden ( sık dikimin getireceği olumsuzluk ve ağaçların gelişme durumları dikkate alınmadan ) aynı miktarda meyve elde edileceği varsayılarak ağaç sayısına göre belirlenen verim gerçekçi olmayacağından kabul edilmemektedir.
Buna göre ilçe tarım müdürlüğünden kapama kaysı bahçesinin dekar başına ortalama verim miktarı sorularak raporların denetlenmemiş olması,
2-Ülkemizin zeytin üretiminin en çok yapıldığı Marmara, Ege ve Akdeniz bölgelerinde dekar başına zeytin verimi genelde ortalama 400-500 kg civarında olduğu, yıllardır Yargıtay'a gelen kamulaştırma dosyalarından bilinmektedir. Buna göre dekar başına verimin azami 500 kg alınması sureti ile zeytin gelirinin hesaplanması gerektiği düşünülmeden 700 kg/dekar zeytin verimi üzerinden değerlendirme yapılmış olması,
3-İlçe tarım müdürlüğü kaysının ortalama satış fiyatını 125.000 TL/kg olarak bildirdiği halde 150.000 TL/kg üzerinden değerlendirme yapan raporlara dayanılarak fazlaya hükmedilmesi,
Doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 10.12.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy