(634 S. K. m. 4, 16, 19) (2981 S. K. m. 16)
Dava: Dava dilekçesinde projeye aykırı çatı katının eski hale getirilmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Dava; ortak yer nitelikli çatıya tüm kat maliklerinin muvafakati alınmadan, ikinci normal kattaki 54 nolu bağımsız bölüme tavanı delinmek suretiyle bağlantı kurularak inşa edilen çatı katın yıkılıp (ana projeye uygun) eski hale getirilmesine karar verilmesi istemine ilişkindir.
Davalılar, dava konusu edilen çatı kattaki ilave inşaatın 2981 Sayılı İmar Affı Yasasından yararlanılarak hazırlanan röleve projesinin onaylattırılıp ruhsatının alındığını ve bu bakımdan kaçak olmadığını savunmalarında bildirmişler, bununla ilgili olarak Boğaziçi İmar Müdürlüğünden onaylı röleve proje ve yapı kullanma izin belgesini dosyaya ibraz etmişlerdir.
Yerinde yaptırtılan inceleme sonucunda düzenlenen bilirkişi raporunda, ikinci normal kata bağlantı kurularak inşa edilen çatı arası katının onaylı röleve projesine ve ruhsatına uygun olduğu ve bu haliyle imara aykırılığı bulunmadığı belirtilmiştir.
Mahkemece bilirkişinin bu saptaması esas alınarak ve ayrıca davacının başka blokta bulunması nedeniyle bu davayı açamayacağı da vurgulanmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kat Mülkiyeti Yasası'nın 4. maddesinde belirtildiği üzere çatı veya teraslar ortak yer olup anılan yasanın 16. maddesi hükmü uyarınca kat maliklerinin her birisi ana gayrimenkulün diğer ortak yerlerinde olduğu gibi bu yere de ortak mülkiyet hükümlerine göre malik ve arsa payı ile oranlı olarak kullanma hakkına sahiptir. Yine aynı yasanın 19. maddesinde kat maliklerinden herhangi birisinin, bütün kat maliklerinin rızası olmadıkça ana gayrimenkulün ortak yerinde inşaat, onarım ve tesis yapması yasaklanmıştır.
2981 sayılı İmar Affı Yasası'na göre belli koşullarda projeye aykırılıklar imar yönünden sakıncalı olmaktan çıkartılmış ise de bu geçerlilik, söz konusu inşaat ve imalatın yapıldığı yerin malik veya malikleri başkası ise bunlar yönünden muvafakatleri yoksa kural olarak bağlayıcı değildir. 2981 sayılı yasanın 16 ncı maddesine 3290 sayılı yasa ile eklenen fıkra uyarınca kat irtifaklı binalarda daha önce kazanılmış bağımsız bölümlerin arsa payına bağlanıp diğer kat maliklerinin muvafakati aranmaksızın tescili mümkün ise de bu istisnai hüküm sadece düzenlediği husus için geçerli olup ortak yer nitelikli yerlere yapılan sair tesis ve inşaatlar için uygulanamaz.
Nitekim olayımızda, 2981 sayılı Yasadan yararlanmak suretiyle hazırlattırılıp imar müdürlüğünce onaylanan röleve projenin üzerine, (yukarıda açıklanan yasal durum gözetilerek) kat mülkiyetine geçilirken hissedar muvafakatlerinin Tapu Sicil Müdürlüğünce aranacağı şerhi konulmuştur. Dosyada mevcut tapu kaydına göre söz konusu röleve projenin tapuda işlem görmemiş olması da kat maliklerinin muvafakatinin sağlanmadığını göstermektedir.
Öte yandan, aynı parsel üzerinde bulunan birden çok blok yapıların herhangi birisinde ana projesine aykırı olarak yapılan tesis ve değişikliklerin eski hale getirilmesini, Kat Mülkiyeti Yasası'nın 19. maddesi hükmüne dayanılarak diğer bloklardaki kat maliklerinin de isteme hakkının varlığı Yargıtay uygulamalarında kabul edilmekte olup, bu nedenle davacının aktif husumet ehliyetinin yokluğu da söz konusu değildir.
Açıklanan nedenlerle mahkemece tapudan ve imar müdürlüğünden kat mülkiyetinin kurulmasına esas alınan ana projenin getirtilip yerinde uzman bilirkişi aracılığıyla bu proje uygulanmak suretiyle dava konusu çatı arası katın projeye aykırılık durumunun tespit ettirilip sonucuna göre proje dışı yapıların yıkılıp eski hale getirilmesine karar verilmesi gerekirken bütün kat maliklerinin muvafakatinin varlığı aranmadan İmar Affı Yasası'na göre onaylanan röleve proje ve ruhsat esas alınarak davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 25.11.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy