(634 S. K. m. 19, 33)
Dava: Dava dilekçesinde ortak yerlere yapılan müdahalenin önlenmesi ve projeye aykırı değişikliklerin eski hale getirilmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
Kat Mülkiyeti Yasasının 19.maddesinin ikinci fıkrasının son cümlesine göre tavan, taban veya duvar ile birbirlerine bağlantılı bulunan bağımsız bölümlerin bağlantılı yerlerinde, bu bölümlerin maliki ya da birden çok maliki varsa bu maliklerin ortak rızası ile anayapıya zarar vermeyecek onarım, tesis ve değişiklik yapılabilir. Madde hükmünden de anlaşılacağı üzere bu iş için öteki kat maliklerinin rızasının alınmasına gerek yoktur. Ancak, yapılan bu işlemlerin anayapıya zarar verecek nitelikte olmaması ve doğaldır ki anataşınmazın ortak yerlerine müdahale etmemesi gerekir.
Anataşınmazın yerinde yapılan inceleme sonunda düzenlenen bilirkişi raporlarında, davalıya ait 3 ve 4 no.lu bağımsız bölümlerin birbirine bağlantılı ara duvarları kaldırılarak tek bağımsız bölüme dönüştürüldüğü saptandıktan sonra bu değişikliğin anayapının taşıyıcı sistemlerine ( statiğine ) zarar vermediği hususuna kısaca değinilmekle yetinilmiştir.
Anataşınmazın bulunduğu İstanbul-Kartal'ın birinci derece deprem kuşağında kaldığı da dikkate alınarak, dava konusu 3 ve 4 no.lu dubleks daireler arasındaki duvarların kaldırılmış olmasıyla oluşturulan boşluk alanların deprem yüklerinin düşey taşıyıcı sistem elemanlarına güvenle aktarılmasını güçleştiren döşeme boşlukları yaratıp yaratmadığı, başka bir anlatımla bağımsız bölümler içinde yapılan böyle bir değişikliğin betonarme karkas cinsli anayapının olası bir depreme dayanıklılığını olumsuz yönde etkileyip etkilemeyeceği konusunda bilirkişilerce, 1.1.1998 tarihinde yürürlüğe giren "Deprem Yönetmeliği" hükümleri çerçevesinde gerekli inceleme ve hesaplamaya yer verilmediği anlaşılmaktadır.
Bu durumda mahkemece, bilirkişilerden yukarıda açıklanan esasları içeren ek raporlar alındıktan ve dava konusu edilen değişiklikleri gösteren kroki de çizdirildikten sonra, davalının kendi bağımsız bölümleri içinde gerçekleştirdiği değişikliklerin ( kaldırılmış olan ara duvarların ) anayapının statiğine zarar vermediği ve depreme dayanıklılığını olumsuz yönde etkilemediği açıkça saptandığında, Kat Mülkiyeti Yasasının 19.maddesinin ikinci fıkrasının son cümlesi hükmü uyarınca bu konuya ilişkin istemin reddine karar verilmesi gerekirken, yeterli araştırma ve incelemeyi içermeyen bilirkişi kurulu raporuna dayanılarak onaylı projeye aykırı olduğu gerekçesiyle birleştirilen 3 ve 4 no.lu bağımsız bölümlerin "projeye uygun hale getirilmesine" karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 12.3.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy