(2942 S. K. m. 11, 15) (3095 S. K. m. 1, 2)
Dava dilekçesinde kamulaştırma bedelinin arttırılması ile faiz ve masrafların davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
A-Davalı tarafın temyizi yönünden;
1-Dosya içerisine getirtilen İlçe Tarım Müdürlüğü veri listesinde bilirkişi kurullarınca münavebeye alınan buğdayın, pamuğun ve soya fasulyesinin verimi sırasıyla 500 kg/dekar, 300 kg/dekar, 250 kg/dekar olduğu belirtildiği halde ikinci ve üçüncü bilirkişi kurulu raporunda buğdayın, her üç raporda da pamuğun veriminin yüksek alınmış olması; yine her üç bilirkişi kurulunca da münavebeye alınan buğday ve pamuğun toptan satış fiyatının yüksek alınması suretiyle fazla bedele hükmedilmiştir.
Yargıtay'da yerleşmiş uygulamalara göre arazilerin net gelir yöntemiyle değerlendirilmesinde, arazinin kuru ya da sulanabilir niteliğine göre uygulanacak dekar başına verim miktarı ve toptan satış fiyatlarının, ortalama değeri ifade eden ve ciddi istatistiki bilgilere dayandığı bilinen ilçe Tarım Müdürlüğü verilerinden alınacağının gözetilmemiş olması,
2-Kamulaştırma Yasasının 11.maddesinin 3.fıkrasının (f) bendi gereğince, arazi niteliğindeki bir taşınmazın değerinin, yörede ekilmesi mutad olan ürünlerin net geliri esas alınarak belirlenmesi gerekir. Net gelir de ürünlerin resmi veri listesinde gösterilen verim, fiyat ve üretim giderleri üzerinden hesaplanır. Mahkemece, bu unsurlar dışında kalan ve özellikle arz-talep dengesi içinde oluşan fiyat unsuru kapsamında kabulüne olanak bulunmayan ve ülke düzeyinde az üretilen bazı ürünlerin ekimini teşvik için üreticiye haricen hükümetçe ödenen "destekleme primi"nin münavebeye alınan pamuk ürününün TL/kg fiyatına dahil edilip edilmediğinin İlçe Tarım Müdürlüğünden sorulup, dahil edilmişse verilen prim miktarının toptan satış fiyatından indirildikten sonra kalan fiyatın münavebede dikkate alınması gerektiğinin gözetilmemiş olması,
3-Dava konusu taşınmaz 17.000 m2'den ibaret olup, 6016,85 m2'si kamulaştırılmıştır. Gerek takdir komisyonu ve gerekse bilirkişi kurullarının raporuna göre kamulaştırılan kısım üzerinde çeşitli cins ve yaşta toplam 168 ağaç vardır. Bilirkişi kurullarınca taşınmazın tamamı tarla olarak değerlendirilmiş, üzerinde bulunan ağaçlara da maktuen değer vermiştir.
Kamulaştırma Yasasının kıymet takdir esaslarını düzenleyen 11.maddesinin 3.fıkrasının (f) bendi uyarınca arazilere olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelire göre değer biçilmesi gerekir. Bu duruma göre taşınmazda bulunan çeşitli meyve ağaçlarından verim çağına gelmiş olanların sayılarına göre normal sıklıkta kaplayacağı alan belirlenip karışık kapama meyve bahçesi, kalan kısmında tarla olarak değerlendirilip; kapama bahçeye dahil edilmeyen meyvesiz ağaç veya fidan varsa bunların değeri de ayrıca bedele eklenerek değerlendirme yapılması gerekirken, taşınmazın tamamının tarım arazisi kabul edilip üzerindeki ağaçlara da maktuen değer takdir edilmiş olması,
B-Davacı tarafın temyizine gelince;
Faize, ferağ tarihi olan 21.7.1998 tarihi yerine daha sonraki bir tarihten hükmedilmiş olması,
Doğru görülmemiştir.
Mahkemece, yukarıda sözü edilen bozma sebepleri doğrultusunda bilirkişi kurullarından ek raporlar alınmalı, bu raporların İlçe Tarım Müdürlüğünden getirtilecek (kapama karışık meyve bahçesine ilişkin) veri listesine uygunluğu denetlenmeli ve hasıl olacak sonuca göre karar verilmelidir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harçlarının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 5.3.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy