(1086 S. K. m. 67, 74, 388) (2942 S. K. m. 11)
Dava: Davacı Muammer ile davalı DSİ Genel Müdürlüğü aralarındaki kamulaştırma bedelinin artırılması davasına dair D Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 31.1.2002 günlü ve 2001/9-2002/16 sayılı hükmün onanması hakkında Dairece verilen 6.6.2002 günlü ve 2002/5769-6544 sayılı ilama karşı davacı tarafından karar düzeltme isteminde bulunulmuştur.
Bu isteğin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: 1-Aşağıda yazılı bendin kapsamı dışında kalan karar düzeltme istekleri HUMK'nun 440.maddesinde yazılı hallerden hiç birisine uygun olmadığından yerinde değildir.
2-Davacılar vekili, M., İ., Ö., H., H., B. vekili olarak Bozkurt 656 parsel numaralı taşınmazın kamulaştırma bedelinin 9.010.000.000 TL. daha artırılması istemi ile dava açmıştır. Mahkemece, bu davacılar ile birlikte dava dışı M., A., S., H. haklarında da hüküm kurulmuş, artırılan meblağdan paylarına düşen 133.469.333 TL'nin davalıdan alınarak adı geçenlere ödenmesine karar verilmiştir. Ayrıca dosyada davacılardan M. ve Ö. in vekaletnameleri mevcut olup, diğer davacılar ile ilgili vekaletnameler dosyada bulunmamaktadır. Davacıların tamamı karar başlığında gösterilmemiş, harcın tahsilinde hatalar yapılmıştır.
Şöyle ki;
a-Mahkemelerin bir davaya bakabilmesi için usulüne uygun olarak dava açılması ve bu dava ile ilgili isteklerin açıklanması zorunluluğu vardır. Bu istekler, usul kanunlarına göre düzenlenmiş dava dilekçesi ile yapılır. Bir dava açılmadan ve istek olmadan Hakimin doğrudan davaya bakıp sonuçlandırması mümkün değildir. Yasal bir açıklık olmadıkça hiç kimse kendi yararına olan bir davayı açmaya da zorlanamaz. Hal böyle ikin dava açmayan, M., A., S., H. haklarında da hüküm kurularak, artırılan bedelden paylarına düşen kısmın tahsiline karar verilmiş olması;
b-Vekil, vekaletnamenin aslını veya onaylı örneğini mahkemeye vermekle yükümlüdür. Vekil aracılığı ile takip edilen davalarda geçerli bir vekaletname bulunması ve bunların mahkemeye verilmesi dava şartıdır. Ancak gecikmesinde zarar umulan hallerde ve verilecek kesin süre içerisinde vekaletnamenin ibrazı halinde, davanın açılmasına veya usul işlemlerinin yapılmasına izin verilebilir. Bu bakımdan vekil sıfatı ile dava açan avukatın davacılar İbrahim , Havvali , Huri ve Burhan 'dan vekaletname ibraz etmediği halde, bunlar hakkında da davaya bakılarak karar verilmiş olması;
c-Karar başlığında tüm davacıların isminin yazılması gerekirken, sadece Muammer , İbrahim ve Ömer in davacı olarak gösterilmesi,
d-Kabul edilen miktara göre de 59.130.000 TL. tutan harcın davacı vekilinden peşin alınan 121.640.000 TL. harçtan mahsubu ile fazla alınan 62.510.000 TL. harcın istek halinde yatırana iadesine karar vermek gerekirken bu miktarın mükerrer olarak davacılardan tahsiline karar verilmesi;
Doğru görülmemiştir.
Açıklanan esaslar gözönünde tutulmadan yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olup usul ve kanuna aykırı bulunduğundan verilen kararın bu sebeplerle bozulması gerekmiştir.
Ne var ki karar daha önce onanmış olduğundan karar düzeltme istemleri kabul edilmeli, onama kararı kaldırılmalı ve karar gösterilen nedenlerle bozulmalıdır.
Sonuç: Davacı vekilinin karar düzeltme isteminin ( 2 ) nolu bentte yazılı nedenlerle HUMK'nun 440-442 maddeleri uyarınca kabulüne, Dairenin 6.6.2002 tarih ve 2002/5769-6544 sayılı onama kararının kaldırılmasına, mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle BOZULMASINA,
Diğer karar düzeltme isteminin ( 1 ) nolu bentde yazılı nedenlerle reddine, temyiz onama harcının istek halinde düzeltme isteyene iadesine, 16.12.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy